(743 S. K. m. 651)
Dava: Davacı, 35 parsel sayılı taşınmazına yaptığı binanın 10 parsel sayılı davalıya ait binaya taşkın olduğunu, binayı iyi niyetle yaptığını ileri sürerek, davalı taşınmazına taşkın kesim için temliken tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, temliken tescil koşullarının oluşmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından yapılan binanın değerinin zemin değerinden fazla olduğu ve davacının binayı yaparken iyi niyetle hareket ettiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Karar: Dava, Medeni Kanunun 651. maddesi uyarınca temliken tescil isteğine ilişkindir. Anılan madde uyarınca tescile karar verebilmek için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yani bina yapılırken bina sahibinin iyi niyetli olmasına (sübjektif koşul) ve bina değerinin zemin değerinden açıkça fazla bulunmasına (objektif koşul) bağlıdır.
Somut olayda, davacı çapa bağlanmış taşınmazı üzerinde bina yaparken komşu taşınmaza elatmıştır. Mülkiyet hakkı sahibi, bu hakkını kullanırken objektif özen yükümlülüğü altındadır. Kendi taşınmazının sınırlarını aşarak, hiçbir yasal dayanağı olmadan bir başkasının mülkiyet alanına girmesi iyi niyet kuralları ile bağdaşmaz. Mülkiyet hakkına taşkın kullanımın sonuçlarına katlanması gerekir. Bu durumda temliken tescilin sübjektif koşulunun gerçekleştiğinden söz edilemez.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı şekilde davacının iyi niyetli olmadığının kabulü ile davanın reddine karar vermek gerekirken, aksi düşüncelerle kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 08.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy