(743 S. K. m. 919) (864 S. K. m. 39) (3402 S. K. m. 46) (766 S. K. m. 40) (Tapu Sicili Tüzüğü m. 60)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 16.11.1999 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesine şerh verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.6.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Hazine adına kayıtlı 812 parsel sayılı taşınmazın imar ihya nedeniyle adına tescili için açtığı davanın reddedildiğini, ancak; taşınmaz üzerinde yetiştirdiği 20-25 yaşlarında ağaçları bulunduğunu ileri sürerek, bunların kendisine ait olduğunun taşınmaz kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesini istemiştir.
Dava, taşınmaz üzerindeki muhdesatın beyanlar hanesine şerh verilmesi isteğine ilişkindir.
Tapu Sicil Tüzüğü 60 vd. maddelerinde tapu kaydının beyanlar hanesine hangi hususların işaret edileceği gösterilmiştir. Anılan maddelere göre, teferruat, kanunen tesis edilen daimi geçit hakkı, Medeni Kanuna göre artık tesisi mümkün olmayan ayni haklar (Tatbikat Kanunu 39. maddesi), kamu hukukundan kaynaklanan mülkiyet kayıtlamaları, inşaatta işe başlama tarihine ilişkin beyan, eşyaya bağlı ayni haklar, Kat Mülkiyeti Kanunu ve Tapulama ve Kadastro Kanununda öngörülen haller beyanlar hanesinde gösterilebilecektir.
Ayrıca, Medeni Kanunun 919. maddesinde de beyanlar hanesine yazılacak şahsi haklar, sözleşmeden kaynaklanan şufa, vefa, iştira ile kira ve isticar hakları olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda, dava konusu taşınmaz 3573 sayılı yasa uyarınca davacıya tevzii edilmiş; ancak, ihyası tamamlanmadığı için geri alınmış ve bu gerekçelerle 1964 yılında hazine adına tespit edilmiştir. Tapulama sırasında taşınmaz üzerinde muhdesat olduğu tutanağa geçmemiştir. Tapulamadan sonra davacı 3402 sayılı Yasanın 46. maddesi uyarınca imar ihya nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açmış bu davada muhdesata ilişkin istemde bulunmamış ve dava reddedilmiş ve Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmiştir. Tapu iptali ve tescil davası sırasında taşınmaz üzerinde 30-40 yaşlarında ve 20-25 yaşlarında ağaçlar bulunduğu saptanmıştır. Eldeki davada yapılan keşifte ise 40- 45 yaşlarında ağaçlar olduğu, diğer ağaçların ise yaşlarının 10-20 arasında değiştiği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, yukarıda belirtildiği gibi 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 40 maddesi uyarınca tespit tarihinde taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların tutanakta gösterilmesi gerektiğinden sadece bunlar saptanarak beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekirken muhdesatın tamamı için kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine 10.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy