(818 S. K. m. 18, 213) (3194 S. K. m. 18)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.9.2001 gününde verilen dilekçe ile noter satış vaadi sözleşmesi gereğince tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.11.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 17.9.2001 tarihli dilekçesi ile davalı adına kayıtlı 6 sayılı parsel 11210 metrekarelik tarla cinsli taşınmazdan noter sözleşmesinin eki krokide belirtilen 1518 metrekarelik bölümünü 19.12.1996 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını beyanla krokide gösterilen 1518 metrekarelik kısmın ifrazen davalı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı vekili dava konusu kısmın imar planında yeşil alan olarak bırakılması nedeni ile tapudan ferağ veremediklerini davacının edimini yerine getirdiğini beyan etmiştir.
Mahkemece dava konusu krokide gösterilen 1518 metrekarelik bölümün Belediye Başkanlığının cevabi yazısına göre yeşil saha olarak ayrıldığı nedeni ile 3194 Sayılı İmar Kanunun 18. maddesi gereğince ifrazen, satışı mümkün olmadığı, kamu düzeni gereğince davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, noter satış vaadi sözleşmesi gereğince hükmen tescil isteğine ilişkindir. Belediye cevabına göre 6 sayılı parselde nizalı kesimin ifraz imkanı yeşil saha olması nedeni ile mümkün bulunmadığı bildirilmiş ise de 6 sayılı parselin imar planı içersinde kaldığı İmar Kanunu gereğince bölgede imar planı yapıldığına göre İmar Kanunun 18. maddesinin son fıkrasındaki yasaklı durum bulunmadığından ve Borçlar Kanunun 18. maddesi gereğince tahvil kuralına uygun olarak tarafların amacının pay verileceği şeklinde yorumlanması gerekir. Bu nedenle davacıya satılan 1518 metrekarelik yere tekabül eden payın davalı tapusundan iptali ile davacıya verilerek davanın paya ( hisseye ) dönüştürülmek sureti ile kabulü gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde davanın reddine dair verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenler ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 4.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy