(743 S. K. m. 935)
Dava: Davacı, 639 parsel sayılı taşınmazın malikinin Hasan oğlu Osman Pehlivan olduğunu, ancak tapuda Bekir oğlu Osman Apaydın olarak geçtiğini ileri sürerek, kayıt malikinin soyadının ve baba adının düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Karar: Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet nakline sebebiyet verilmemesi gerekir.
Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğuna kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama için aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1- Düzeltilecek tapu kaydı dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2- Nüfus müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlarda istenmelidir.
3- Cumhuriyet savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4- Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Yapılan inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı sağlandıktan sonra davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Somut olayda:
Dava konusu taşınmazın tapu kaydı dayanakları ile incelenmiş, nüfus müdürlüğünden ismi düzeltilecek kişinin kaydı getirtilmiş, ancak, tapuda ismi geçen Bekir oğlu Osman Apaydın isimli bir kişinin daha bulunup bulunmadığı sorulmamış, Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile de araştırma yapılmamıştır.
Mahkemece, mülkiyet nakline sebebiyet vermemek için, yukarıda açıklanan eksiklikler de giderilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.9.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy