(4721 S. K. m. 747)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 1.5.2001 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.7.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 1.5.2001 tarihli dilekçesi ile 15 sayılı parseli lehine davalı 14 sayılı parselden geçit hakkı tesisi istemiştir.
Davalı vekili, davacı taşınmazının yola cepheli olduğu ve ayrıca geçit istenilen yer ile ilgili davacı aleyhine kesinleşmiş men hükmü bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, eski Medeni Kanunun 671, yeni Medeni Kanunun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Davacı 15 sayılı parseli için geçit hakkı kurulması isteminde bulunmuş ise de, dosyaya getirtilen pafta, yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre lehine geçit hakkı istenilen taşınmazın yola cephesinin bulunduğu ancak, bu taşınmaz içerisinde bulunan davacıya ait evin bodrum katının yoldan yararlanmasına engel olacak şekilde inşa edilmesi sebebi ile geçit hakkı kurulması isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Belirtilen nedenlerle lehine geçit hakkı kurulması istenilen 15 parsel sayılı taşınmazın paftasına göre yola cephesinin bulunduğu sabit olduğundan yasanın aradığı koşullar itibarı ile zorunlu geçit ihtiyacının bulunduğundan söz etmek mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy