(743 S. K. m. 634)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 6.12.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.5.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemidir.
Davalı 26.5.1997 tarihinde noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesiyle dava konusu taşınmazdaki murisi Bekir Sıtkı Sağlam'dan gelen miras hak ve hisseleri ile kendi hak ve hisselerinin tamamını diğer mirasçı Hüseyin Sağlam'a devretmiştir. Bu sözleşmede alıcı Hüseyin Sağlam ise 10.6.1997 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile davalıdan aldığı hisselerin satışını davacıya devretmiştir. Davacı bu satış vaadi sözleşmelerine dayanarak tapunun iptali ile davalı hissesinin adına tescilini istemektedir.
Taraflar ve davacının devraldığı Hüseyin Sağlam muris Bekir Sıtkı Sağlam'ın mirasçılarıdır. Bu sözleşmelerin tanziminden sonra kesinleşen Kadastro Mahkemesinin 1999/46-1999/161 sayılı kararı ile mirasçılar arasındaki rızai taksim sözleşmesi de dikkate alınarak dava konusu taşınmaz ve muristen kalan diğer yerler mirasçılar adına müşterek mülk olarak tapuya tescil edilmiştir. Mevcut tapu kaydına göre davalı nizalı taşınmazda 1/3 hisse sahibidir. Ve sözleşme kapsamına göre hissesinin tamamının satışını vaat etmiştir. Bu durumda sözleşmenin ifa olanağı olduğundan davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 23.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy