(4721 S. K. m. 688)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.1.2001 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 1.5.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Medeni Kanunun 668. maddesi uyarınca mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkindir. Anılan madde uyarınca " gayrimenkul sahipleri yapılacak zarar tamamıyla ve peşin tazmin olunmak şartıyla mülkünün altından veya üstünden su yolu gaz ve elektrik boruları geçirilmesine, bunların başka yerden geçirilmeleri imkansız olur veya çok fazla masrafı mucip bulunur ise müsaade etmeğe mecburdur"
Mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkin davalarda, istemin özelliği gereği en uygun yerin aranması ilkesinin geçerli olması ve bu davaların bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alması nedeniyle aşağıdaki hususlar üzerinde durmak gerekmektedir.
Şöyle ki;
1-Öncelikle davacının su yolu ihtiyacının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır.
2-İrtifak hakları taşınmazlar leh ve aleyhine kurulduğundan, leh ve aleyhine irtifak kurulacak taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer almaları sağlanmalıdır.
3-İrtifak hakkının kurulabilmesi için öncelikle çevre taşınmazların tamamının üzerinde irtifak hakkı kurmaya elverişli alternatifler incelenmeli, hukukun genel bir ilkesi olan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca taraf yararları da gözetilerek, en az masrafı gerektiren ve bundan da en az zarar görecek kişi taşınmazı üzerinden kurulmalıdır.
4-Mecra irtifakının bağlanacağı su yolu ya da kaynağı ile yararına mecra hakkı kurulan taşınmaz arasında kesintisiz bağlantı sağlanmalıdır.
5-Su yolunun niteliği suyun nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği ayrıca belirlenerek kararda gösterilmelidir.
6-İrtifak hakkı bedeli taşınmazların niteliğine göre atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak saptanmalı ve bedel hükmünden önce mahkeme veznesine depo ettirilmelidir.
Somut olayda, davacılar maliki oldukları 3 parsel sayılı taşınmaza bina yaptıklarını ve kanalizasyon sularını ana boruya iletmenin mümkün olmadığını iddia ederek davalılara ait 7 parsel sayılı taşınmazdan bedeli karşılığı mecra hakkı tesisi istemişlerdir. Davalılar ise, davacıların sadece bodrum katının kanalizasyon seviyesinin altında kaldığını bununda motopomp sistemiyle çözümleneceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Dosyada mevcut tapu kaydına göre, davacılara ait 3 parsel sayılı taşınmazda zemin, 2 bodrum ve 3 normal kattan oluşan bina için kat irtifakı kurulmuştur. Yine mevcut bilirkişi raporu ve krokilere göre, davacılar taşınmazı Çağılbey Sokağa, davalılar taşınmazı ise Anavatan caddesine cephelidir. Ve davacılar Anavatan caddesindeki kanalizasyon hattına, bağlanmak için mecra hakkı tesisi istemektedirler. ASKİ den verilen cevapta davacıların taşınmazına cephesi olan Çağılbey sokaktan da geçen bir kanalizasyon hattının bulunduğu bildirilmiştir. Taraf taşınmazlarında bulunan binalara ait mimari projeler getirtilmiş ancak bunlar keşifte uygulanmamıştır.
Mecra hakkının tesisi için öncelikle saptanması gereken husus, davacıların gerçekten mecra hakkına ihtiyacı olup olmadığıdır. Bunun için de davacıların kendi olanakları ile kendi taşınmazları içinde bu ihtiyaçlarını gidermesinin mümkün olmaması gerekir. Tapu kadında belirtilen bina için yapılan mimarı projede binanın pis su atıklarının tahliyesinin ne şekilde olacağı hususuna açıklık getirtilmiş olması gerekir. Mahkemece yukarıda yazılanlar ve davalıların savunması da dikkate alınarak dava konusu taşınmazların cephe oluşturdukları sokaklarda ki kanalizasyon hatlarına ilişkin krokiler ile davacıların bina inşaatı sırasında yaptırdıkları mimari projede yer almışsa pis su atıklarının tahliyesi konusundaki çizim ve belgeler de getirtilip mahallinde uzman bilirkişi aracılığı ile bu belgeler uygulanarak keşif yapılmalıdır. Davacıların pis su atıklarının tahliyesi hususundaki projeleri ve taşınmazlarının cephe olduğu Çağılbey Sokakta bulunan kanalizasyon hattına motopomp sistemiyle tahliyenin sağlanma olanakları ayrıntılı olarak incelenerek ve asıl olanın davacıların bu ihtiyacı kendi taşınmazları içinde kendi olanakları ile çözmeleri gereği de göz önünde tutularak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın kabulüne dair hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 25.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy