(1086 S. K. m. 38)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.5.2002 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.3.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kişisel hakka dayanarak 3958 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptalini istemiştir. Davasını Osman'a yöneltmiştir. Ancak yargılama aşamasında taşınmazın 28.11.2001 tarihinde Rahmi'ye temlik edildiği anlaşılmıştır. Bu kez davacı, Rahmi'yi davaya dahil etmiş ve yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Dava, 30.5.2002 tarihinde açılmış olup, dava tarihinde davaya dahil edilen Rahmi tapu malikidir. Husumetin dava açılırken, dava konusu hakla ilgili olan kişiye yöneltilmesi gerekir. Sonradan taraf değiştirmek ıslahla dahi mümkün değildir. Ayrıca, yargılama aşamasında yapılan bir temlik de bulunmadığından olayda HUMK. 186. maddesi hükmünün uygulanması olanağı da yoktur.
Mahkemece açıklanan nedenlerle davada davalı sıfatının bulunmaması nedeniyle reddi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 11.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy