(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 12.6.2001 gününde verilen dilekçe ile sulama kanalına elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.10.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Gaziler köyünde malik olduğu 59 parsel sayılı taşınmazını eskiden beri Gaziler Çayından gelen sulama arkından suladığını, ancak davalının bu arkın bir kısmına toprak yığmak suretiyle engel olduğunu arka vaki müdahalenin menine ve 190.000.000 Tl. zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu sulama kanalının kendisine ait olduğunu, davacının bu arktan tarlasını sulamasına rızası olmadığını ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, sulama kanalının Gaziler çayından beslenen genel sulardan olması nedeniyle herkesin yararlanması gerektiği, davacının başka yerden tarlasını sulama olanağının bulunmadığı, davalının daha önceden sulama için izin verip daha sonra davacı ile aralarındaki arazi anlaşmazlığı sonucu izin vermemesinin iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı temyize getirmiştir.
Dava konusu sulama arkının bulunduğu köyde Devlet tarafından yaptırılan sulama kanalları olmadığından köy halkının kendi çabaları ile açmış olduğu sulama kanalları ile arazilerin sulandığı bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Nizalı sulama arkı davalının babası tarafından yapılmış olup o tarihten itibaren davalının izni ile bazı tarla sahiplerinin tarlalarını bu arktan aldıkları su ile suladıkları iddia, savunma ve tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Davacının bu arkın kadim olduğu hususunda bir iddiası da yoktur. Gaziler köyünde kadastro çalışmaları yapılmış olup, dava konusu ark paftada gösterilmemiştir. Davacının tarlasını sulama ihtiyacının giderilmesi açılacak ayrı bir davada istenebilir. Ancak, paftada bulunmayan zeminde davalının Gaziler çayından kendi olanakları ile getirdiği arkın herkesin yararlanabileceği umumi bir sulama arkı olduğu kabul edilemeyeceğinden davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 9.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy