(4342 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 2.7.2004 gün ve 2004/3091-5331 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davaya konu taşınmaz 1957 yılında yapılan kadastroda 265 parsel numarası ile belirlenen ve köy tüzel kişiliğinin tasarrufunda bulunan sıvat yeri olarak tespit edilmiştir. 1995 yılında geçirilen çevreden karayolu nedeniyle parselin büyük bir bölümü yol zeminine rastlaması sonucu kamulaştırma ile yol kabul edilmiş 1032 parseli numarası olan kesimi ise tarla niteliği ile Hazine adına tescil edilmiş, bu bölüm bilahare Mal Müdürlüğünün talep ve talimatı ile ikiye ifraz edilmek suretiyle 1862 metrekarelik bölümüne 1057 parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına tescili ve 1601 metrekarelik kesimi ise karayolu niteliği ile tescile tabi tutulduğu anlaşılmıştır. Davacı köy tüzel kişiliği 1032 parselden özel mülkiyet biçimiyle tescile tabi tutulan 1057 parsel yerinin Hazine tapusunun iptali ile köy tüzel kişiliği adına tescilini istemiş yapılan yargılama sonunda istemin kabulü üzerine Hazine vekilinin temyizi ile dosya Dairemize gelmekle yapılan incelemesi sonucunda hüküm onanmıştır.
Bu kez Hazine vekili Daire kararının düzeltme yoluyla değiştirilmesini istemiş bulunmaktadır. Dosya içerisinde mevcut diğer deliller ve bu arada delilleri tartışan uzman bilirkişi raporlarına göre davaya konu taşınmazın bulunduğu yer ve çevresinin mevzi imar planı kapsamına alındığı ve burada imar uygulamasının yapıldığı, kesinleştiği anlaşılan imar uygulamasına göre de davaya konu 1057 parsel zeminin kaymakamlık lojmanını çevreleyen parsel olarak Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. 7.6.2004 tarihinde 5178 Sayılı Yasayla değişik 4342 Sayılı Mera Kanununun 14. maddesinin 1/d bendine göre köy yerleşim yeri ve uygulama imar planı hudutları içerisindeki mera nitelikli yerlerin bu niteliklerinin sona ereceği kabul edilmiş olup, bu maddenin son fıkrası hükmüne göre suvat yerlerinin de aynı şekilde nitelik kaybına uğrayacakları kabul edilmiştir. Yörede mevzi imar planı yapıldığına göre bu planın uygulama imar planı olduğu tartışmasızdır. Plan gereği nitelik kaybına uğrayan yer hakkında mülkiyet sicili oluşturulurken plandaki yerin kullanım amacına bakılarak malik belirleneceğine göre 1057 parselin kaymakamlık lojmanı çevresi içinde yer almış olması bakımından Hazine adına tescilde bir usulsüzlük yoktur. Açıklanan nedenle davanın reddi gerekirken kararda yazılı gerekçe ile istemin hüküm altına alınması yasaya aykırı olmuştur. Yukarıdan beri izahı yapılan hukuksal nedenlerle hükmün bozulması gerekirken takdirde hataya düşülerek hükmün onanmış bulunduğu anlaşılmıştır. Karar düzeltme talebinin bu nedenle kabulü gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 02.07.2004 tarih 2004/3091 Esas, 2004/5331 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA ve açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, 14.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy