(4721 S. K. m. 1023) (775 S. K. m. 3) (4342 S. K. Geç. m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 30.4.2004 gün ve 2004/1439-3553 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine vekili 23.12.2002 tarihli dilekçesi ile İzmir İli Karşıyaka İlçesi Yamanlar Mahallesinde bulunan 25944 ada 1 parsel sayılı 339 metrekare 2 katlı betonarme ev cinsi ile davalılar adına tapuda kayıtlı taşınmazın öncesinin 2431 ada 28 parsel sayılı mera vasfında taşınmaz içerisinde kaldığını beyanla davalılar adına olan tapunun iptalini istemiştir.
Davalılar vekili taşınmazın imar ıslah uygulaması ile 10.3.1998 tarihinde Karşıyaka Belediyesi adına tapuya tescil edilip 26.7.1999 tarihinde Selim Durman isimli şahsa tahsis edilip 27.7.1999 tarihinde bu taşınmazın tapudan satın aldıklarını beyanla 4721 sayılı Medeni Kanunun 1023. maddesi gereğince iyi niyetle tapu siciline güvenerek mülkiyet hakkını kazandıklarını beyanla davanın reddini savunmuş ve Karşıyaka Belediyesine davayı ihbar eden dilekçe vermişlerdir.
Dava ihbar edilen Belediye vekili 2431 ada 28 parsel sayılı taşınmazın 1987 yılında 2981/3290 sayılı yasa gereği İzmir Büyükşehir Belediyesince yapılan ıslah imar planı uygulamasının Karşıyaka Belediye Encümenince onanması suretiyle 19.8.1987 tarih 2130 sayılı encümen kararı ile Belediye adına tapuya tescil edildiğini ayrıca otoyol güzergahının değişmesi nedeni ile Belediye meclisince tadilat yapılarak encümence onaylanıp 10.3.1998 tarihinde nizalı taşınmazın belediye adına tapuya tescil edilip üzerinde gecekondusu bulunan Selim Durman adlı şahsa 2981 sayılı yasa kapsamında tapudan tahsis işlemi yapıldığını beyanla belediye açısından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 25.9.2003 tarihinde yapılan keşif ve inceleme raporu sonucu taşınmazın öncesinin mera olduğu ancak otoyol güzergahının değişmesi nedeni ile yapılan imar planı tadilatı sonucu çekişmeli parselin bulunduğu alanın konut odası olarak belirlendiği 2981 sayılı yasaya göre devir şartlarının oluştuğu davalıların tapudan iyi niyetle satın aldıkları nedeni ile 21.10.2003 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairemizce ... öncesi mera olan dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağı 7367 sayılı Yasanın 1 ve 775 sayılı Yasanın 3/2 maddesi ve 4243 sayılı mera kanunu gereğince yasal dayanaktan yoksun olarak tapuda Belediye adına tescilin yolsuz tescil niteliğinde bulunduğundan hukuken yokluk ifade eden tapu üzerinden iktisapta bulunan kişilerin Medeni Kanunun 1023.maddesinden yararlanma olanağı bulunmadığı... nedeni ile 30.4.2004 tarihinde hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Davalılar vekili bozma kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yerel mahkeme kararının bozulmasından sonra yürürlüğe giren, 7.6.2004 tarih ve 5178 sayılı Yasa ile 4342 sayılı Mera Kanunu'nun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3. madde ile;
Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden öce kesinleşen imar planları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı, teknik olarak mümkün olmayan yerlerin tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak ilgili Belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların dava konusu olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz olarak tescilleri aynen ibka edilir. Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek veya tüzel kişilere tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin açılan davalardan, emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden taşınmazların halen maliki olan kişilerce Hazineye bedelinin ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Evvelce açılan davalarda Hazine lehine kesinleşen kararlara konu taşınmazların tapuları aynı esaslara göre önceki maliklerine veya kanuni mirasçıların devredilir. Hükmü getirilmiştir.
Anılan hükümde, öncesi mera olan ancak, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan, 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planlarında yerleşim yeri olarak tespit edilen, mera olarak kullanımı teknik olarak mümkün bulunmayan alanlarda tahsis amacının değiştirileceği ve gerçek veya tüzel kişiler adına tescil edilmiş taşınmazların belli bir bedelin ödenmesi halinde bu kişilere devredileceği öngörüldüğünden, 5178 sayılı Yasa ile 4342 sayılı Mera Kanununa eklenen geçici 3. maddesi aynı konuda derdest olan davalara da uygulanacağı kuşkusuzdur.
Bu durumda 4342 sayılı Mera Kanunu gereğince öncesi mera olan taşınmazların Kanunda gösterilen yöntem dışında mera vasfını yitirmeyecekleri belirtilmiştir. Somut bu davada nizalı taşınmazın öncesinin mera olduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi bu husus Mahkemenin de kabulündedir. Nizalı yer kanunda öngörülen biçimde meradan soyutlanmamıştır. Şu hale göre; davalıların iktisaplarının iyi niyetli olmaları başlı başına davanın reddine gerekçe olamaz. Ancak; Mera Kanunu'nda yapılan son değişiklik benzer olaylar için geçici bir tavsiye hükmü getirmiş olup eldeki olay geçici 3. madde koşullarına uygun bulunduğundan davanın Yasadaki bu değişiklik çerçevesinde çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Nizalı taşınmaz ve çevresi 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planında yerleşim alanı olarak belirlenmiş ve belediye adına tescil edildikten sonra ifraz ile 3. kişilere satılmış dava konusu taşınmaz ve çevre taşınmazlar üzerinde binalar inşa edilerek yeni bir yerleşim alanı oluşmuştur. Böylece 5178 sayılı yasa ile 4342 sayılı mera kanununa eklenen geçici 3. maddede belirtilen hususlar nizalı yer hakkında gerçekleşmiş olup taşınmazın mera olarak kullanılma niteliği kalmadığı anlaşıldığından geçici 3. madde uyarınca taşınmazın emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı belirlenerek bu miktarı ödemesi hususunda davalıya mehil verilerek neticesine göre bir karar verilmek üzere hükmün; davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile, hükmün bu gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2004/1439 esas 2004/3553 karar sayılı ve 30.4.2004 tarihli bozma kararının kaldırılmasına ve mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde yatırılan harcın yatırana iadesine, 06.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy