(743 S. K. m. 638, 931) (4721 S. K. m. 712, 1023) (4342 S. K. Geç. m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarda tarih ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 23.3.2004 tarih ve 2004/378-2261 s. ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içerisinde davalı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine vekili öncesinde mera niteliği taşıyan 515 parsel s. taşınmazın Mezitli Köyü Tüzel Kişiliği adına mera olarak sınırlandırıldığını, Mezitli Köyünün Belediyeye dönüşmesi üzerine, taşınmazın Mezitli Belediyesi adına mera olarak tescil edildiğini, imar uygulaması sonucu ifraz gören taşınmazın çeşitli parsellere ayrıldığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu 3081 parselinde belediye tarafından kat karşılığı inşaat yaptırılarak davalıya satıldığını, öncesi mera olan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece Medeni Yasa'nın 931. maddesi uyarınca davalının iyiniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının temyizi üzerine yerel mahkeme kararı, ...gerek 4342 s. Mera Yasası gerekse bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanuni düzenlemelere göre, meraların bu vasıfları yöntemince ortadan kaldırılmadıkça, imar planı kapsamına alınarak veya belediye meclisi kararları ile özel mülkiyete dönüştürülmesi olanaklı bulunmamaktadır. Bu sebeplerle dava konusu taşınmazın Belediye adına arsa vasfı ile yazılması ve bunun kat karşılığı yükleniciye verilerek site haline getirilip kat irtifakı kurulduktan sonra üçüncü kişilere satılmasının hiçbir kanuni dayanağı yoktur. Kanuni dayanaktan yoksun olarak tapuda belediye adına tescil yolsuz tescil niteliğinde bulunduğundan hukuken yokluk ifade eden tapu üzerinden iktisapta bulunan kişilerin de Medeni Yasa'nın 638 (712) ve 931 (1023) maddesinden yararlanma olanakları yoktur. gerekçeleriyle bozulmuştur.
Bu kez davalı, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yerel mahkeme kararının bozulmasından sonra yürürlüğe giren, 7.6.2004 gün ve 5178 s. Kanun ile 4342 s. Mera Yasanın bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3. madde ile;
Belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan ve 1.1.2003 gününden önce kesinleşen imar planları içinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı, teknik olarak mümkün olmayan yerlerin tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak ilgili Belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların dava konusu olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz olarak tescilleri aynen ibka edilir. Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek veya tüzel kişilere tescil edilmiş taşınmazlara ait açılan davalardan, emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden taşınmazların halen maliki olan kişilerce Hazineye bedelinin ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Evvelce açılan davalarda Hazine lehine kesinleşen kararlara konu taşınmazların tapuları aynı esaslara göre önceki maliklerine veya yasal mirasçılarına devredilir. hükmü getirilmiştir.
Anılan hükümde, öncesi mera olan ancak, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan, 1.1.2003 gününden önce kesinleşen imar planlarında yerleşim yeri olarak tespit edilen, mera olarak kullanımı teknik olarak mümkün bulunmayan alanlarda tahsis amacının değiştirileceği ve gerçek veya tüzel kişiler adına tescil edilmiş taşınmazların belirli bir bedelin ödenmesi halinde bu kişilere devredileceği öngörüldüğünden, 5178 s. Kanun ile 4342 s. Mera Kanunu'na eklenen geçici 3. maddesi aynı konuda derdest olan davalara da uygulanacağı kuşkusuzdur.
Eldeki davada da, dava konusu taşınmaz, 1963 yılında 515 parsel numarası ile Mezitli Köyü adına mera olarak sınırlandırılmıştır. Köyün Belediye olmasından sonra 1972 yılında yine mera olarak Belediye adına yazılan taşınmaz ifraz görmüş, ifraz ile oluşan parsellerden bir kısmı 1986 yılında yapılan imar planında da tercihli turizm alanı içerisinde gösterilerek arsa vasfı ile belediye adına tescil edilmiştir. Daha sonra yapılan ifrazlar ile 3081 parsel olan taşınmaz, yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre site haline dönüşmüş, kat irtifakı da kurulduktan sonra dava konusu bağımsız bölüm davalıya satılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu taşınmazın da 1.1.2003 gününden önce kesinleşen imar planında turizm alanı kapsamında kaldığı ve mera olarak kullanılma niteliği taşımadığı anlaşıldığından, davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile, mahkemece, dava konusu taşınmaz için 5178 s. kanun ile 4342 s. Mera Kanununa eklenen geçici 3. madde hükmünün uygulanması olanağı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.3.2004 günlü ve 378/2261 s. bozma ilamı kaldırılarak hükmün yazılı gerekçelerle BOZULMASINA, 06.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy