(3194 S. K. m. 18)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.11.1993 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, karşı davada ise elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; bozma ilamına uyularak, davanın ve karşı davanın reddine dair verilen 16.4.2004 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı-K.davalı H. Özdemir vekili ile davalı karşı davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 11.1.2005 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı-K.davalı vekili Av. K. Y. Asutay ile karşı taraf davalı-K. davacılar vekili Av. S. İleri geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Yerel mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda hüküm kurulmuş olmasına göre harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil davasının reddinde yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davacı-K.davalının tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında 3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesi ile getirilen özel hükümden söz edilerek bu hükümle imar uygulaması yapılan yerlerde zemin üzerindeki mütemmim cüz ile arz arasındaki hukuki ilişkinin-sırf bu uygulama nedeniyle- kesilebileceği bu gibi durumlarda yapı bedelleri ilgili arz maliklerince (imar parseli sahiplerince) ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı veya ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece eski yapı sahiplerinin yapıyı kullanmaya devam edebilecekleri o yüzden yapı bedeli ödenmeden elatmanın önlenmesi kararı verilemeyeceği gereğine değinilmiştir. Bu hüküm mülkiyet hakkı sahiplerinin yani, somut olayda, elatmanın önlenmesini isteyen davalı ve karşı davacılar S. Özdemir, B. Özdemir ve Ö. Dağ'ın yararınadır. Daha açık anlatmak gerekirse, bu kişilerce yapı bedeli ödendiği takdirde harici satışa dayanarak tapu iptali ve tescil davası açan davacı ve karşı davalının elatmasının önlenmesine karar verilebilir. Mahkemece, Yargıtay bozmasına uyulmakla yararına bozma yapılan kişiler yönünden usulü kazanılmış hak doğacağından istisnaları dışında bu hakkın sonradan kurulacak hükümle ihlali olanağı yoktur.
Somut olayda; Dava 16.11.1993 tarihinde açılmış imar uygulaması ise 1997 yılında yapılmış, davanın hukuki niteliğinde bu sebeple yasadan kaynaklanan değişiklik meydana gelmiştir. Artık burada her davanın açıldığı tarihteki olgulara göre değerlendirileceği kuralından özetmek olanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş; çekişme konusu 398 ada 8 parselde bulunan yapının imar uygulaması yapıldığı 1997 yılındaki rayiç değerini yerinde keşifle bilirkişiye hesaplatmak bu bedeli davacı-karşı davalı H. Özdemir adına depo ettirmek ve bunun için uygun bir mehil tanımak, depo edilirse davalı ve karşı davacıların elatmanın önlenmesi davalarını kabul etmek, aksi durumda elatmanın önlenmesi davasını da şimdiki gibi reddetmek olmalıdır. Bu yönün yasaya ve somut olaya uygun düşmeyen bazı nedenlerle gözetilmemiş olması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1 bentte yazılan nedenlerle davacı-K.davalı H. Özdemir'in tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı-K.davacılar S. ve B. Özdemir ile Ö. Dağ yararına BOZULMASINA, 400 YTL. Yargıtay duruşma vekillik ücretinin H. Özdemir'den alınarak adı geçen davalı-K.davacılara verilmesine, davalı-K. Davacıların yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 11.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy