(4721 S. K. m. 683, 724) (1086 S. K. m. 80, 438, 459)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.5.2003 tarihinde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, davalı Firdevs Zorba tarafından da davacı aleyhine tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine davalar birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, dair verilen 22.2.2004 tarihli hükmün Yargıtayca tetkiki davalı-davacı Firdevs Zorba vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal, birleştirilen dava Türk Medeni Yasasının 724. maddesinde göre açılmış temliken tescil istemlerine ilişkindir. Mahkemece elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, temliken tescil davasının reddine karar verilmiş, hükmü temliken tescil davacısı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Yasasının 724. maddesi hükümü gereğince temliken tescil davasının kabul edilebilmesi için tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde temelli kalması amacıyla bir yapı yapılmış olmalıdır. Bundan muhdesat arz ile sıkı sıkıya bağlı ve ondan parçalanmadan ayrılmayacak nitelikteki binalardır. Somut olayda davalıya ilişkin taşınmaz üzerine yapılan ise cam seradır. Dairemizin uygulamasına göre bu nitelikli yerin bina kavramı içerisinde düşünülme olanağı yoktur. Öte yandan yapıyı kendi malzemesi ile yapan kişinin iyiniyetli olması başlangıçtan beri mülkiyetin ileride kendisine geçirileceği inancı ile hareket etmesi gerekir. Oysa Kadastro Mahkemesinde üçüncü kişilerle taraflar arasında mülkiyet ihtilafı meydana gelmiş, davalıya ilişkin taşınmaz üzerine cam sera bu aşamada yapılmıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bütün dosya içeriğine göre davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Her ne kadar hüküm yerinde davalı Firdevs tarafından elatılan taşınmaz bölümü 77/B harfi ile gösterilecek iken 77/A harfi ile gösterilmiş ise de bu husus maddi yanılgıdan kaynaklanmakla HUMK. nun 80. ve 459. maddeleri uyarınca mahallinde düzeltilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Ancak; dava konusu taşınmazın zemin metrekare değeri dava tarihi itibariyle 10 YTL olduğu durumda keşif tarihindeki metrekare değeri olan 20 YTL'nin harç ve vekalet ücretinin hesabında dikkate alınması doğru değil ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438/VII. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda yazılı sebeplerle davalı-davacı Firdevs Zorba'nın sair temyiz itirazlarının reddine, yerel mahkeme kararının üçüncü paragrafında yer alan 1630.00 rakamı yerine 108.00 rakamı, 1346.94 rakamının yerine 872.61 rakamının 256.50 rakamı yerine 183,39 rakamı, beşinci paragrafında yer alan 2455,00 rakamı yerine 1803.97 rakamı yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 08.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy