(743 S. K. m. 650) (4721 S. K. m. 724)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.9.2001 tarihinde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.10.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Eldeki dava Medeni Yasanın 650. (Yeni Medeni Yasanın 724. maddesi) maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir. Davacı 10 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan binayı, zemine ilişkin mülkiyetin kendisine aktarılacağı inancı ile yaptığını, mevcut binanın değerinin de arsa değerinden fazla bulunduğunu ileri sürerek davalılara ilişkin tapunun iptali ile adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dayanılan 11.2.1980 günlü sözleşmenin düzenlendiği gün itibariyle satışa konu taşınmaz bölümünün de içerisinde yer aldığı ana taşınmazın çok daha büyük ve mülkiyetinin de yalnızca davalılar murisine ilişkin olmayıp birden çok kişinin mülkiyetinde bulunduğu vurgulanarak, o gün itibariyle var olan paydaşlar ile sonradan imar uygulaması ile oluşmuş tapudaki bütün maliklerin davada yer alması, başka bir anlatımla husumetin bunların tamamına yöneltilmesi gerekli iken yalnızca davalılara yöneltmek suretiyle eksik husumetle dava açılmasının kanuna aykırı olduğu hükme gerekçe yapılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Ferağa icbar davalarında davanın kanıtlanması halinde mahkemece yapılacak olan binanın bulunduğu taşınmaz mülkiyetinin davacılar adına tesciline karar vermek olacaktır. Böyle bir davanın dinlenebilmesi için kayıt maliki olan kişilerin davada yer alamsı yeterlidir. Mevcut tapu kaydının önceki hali itibariyle çok paydaşlı ve daha büyük bir parselden ifrazen gelmiş olması ana taşınmazın önceki maliklerinin tümünün bu davada yer almasını gerektirmez. Yukarda da vurgulandığı üzere bu tür davalarda husumet son kayıt kayıt malikine yöneltilir. Dosyaya getirtilen 2667 ada 10 parsel numaralı tapu kaydına göre taşınmazın malikleri Hüseyin Kızı Fatma Divarcı ile M.Kaya kızı Emine Divarcı'dır. Adları geçen bu kişilerin ikisine de husumet yöneltilerek dava açıldığına göre davanın dinlenme olanağı mevcuttur. Hal böyle olmasına rağmen husumet eksikliğinden söz edilerek davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde yatırana iadesine, 23.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy