(4721 S. K. m. 1027)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 23.12.2004 tarihinde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.6.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacılar, murislerinin paydaşı olduğu 253 ada 2 parsel s. taşınmaz kaydında isminin yanlış yazıldığını ve baba adının yazılmadığını belirterek Feride (Feriha) olan ismin Emine olarak düzeltilmesini ve Ferhat olan baba adının eklenmesini istemişlerdir.
Mahkemece ispatlanmıyan, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyada mevcut kadastro tutanağı incelendiğinde; tesbitin mahkeme ilamına dayanılarak Feride Başaran ve Mehmet Bursalıoğlu adına yapıldığı, komisyon incelemeleri ve karar sütununda Feride Başaran isminin yanında Saadettin Karısı biçiminde açıklama bulunduğu, tesbite esas 1972/40-495 karar s. ilamın karar başlığında Sadettin Başaran eşi Feride olarak yazıldığı nüfus kayıtlarında da Emne'nin eşinin isminin Mehmet Saadettin olduğu görülmektedir. Cumhuriyet Savcılığı ve Nüfus Müdürlüğünden yapılan araştırmalarda, tapu maliki ile aynı ismi taşıyan kimsenin bulunmadığı bildirilmiş, tanıklar tapu maliki Feriha'nın isminin Emine yazıldığını ifade etmişlerdir.
Tüm bu bilgiler birlikte değerlendirildiğinde davacıların murisi Emine, Mehmet Saadettin'in eşi, Ferhat oğlu Mehmet Bursalıoğlu'nun kardeşi olup, tapu maliki ile davacılar murisinin aynı kişi olduğuna dair yeterli delil bulunmaktadır. Ancak dava konusu 253 ada 2 parsel s. taşınmazın beyanlar hanesinde mülkiyeti Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/113, 1977/29 esası ile davalıdır şerhi bulunduğundan bu konuda gerekli araştırma yapılarak isim tashihine engel bir durum bulunmadığı takdirde davanın kabulüne karar vermek gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davanın reddi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç. Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 01.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy