(4721 S. K. m. 780, 785)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.1.2004 tarihinde verilen dilekçe ile irtifak hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 26.10.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin edilen 24.5.2005 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. Ulviye Sarp geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı Hazine ile davalı Müflis şirket arasındaki irtifak hakkı sözleşmesi ile; 758 parsel üzerine davalı şirket yararına 49 yıl süre ile irtifak hakkı tesis edilmiştir. Sözleşmenin 5. maddesine göre davalı şirket 758 parsel üzerine 804 yatak kapasiteli 1.sınıf tatil köyü yapacak, buna karşılık irtifak hakkı bedeli olarak davacı Hazineye zemin sebebiyle irtifak bedeli ve sözleşmenin 7/B maddesinde yazılı hasılat payı ödeyecektir. İrtifak hakkının kurulmasına ait anılan sözleşme resmi şekilde yapılarak geçerlilik kazanmıştır.
Genel bir anlatımla irtifak hakkı, mülkiyet hakkına tanıdığı yetkilerin mülkiyet hakkından bağımsızlaştırılarak malik tarafından taşınmazın başkasına tahsis edilmesidir. Bu biçimde malik tarafından başkalarına (irtifak hakkı sahibine) bir maldan faydalanma, yararlanma yetkisi veya malike mülkiyet hakkının sağladığı yetkiyi kullanmaktan çekinme borcu yüklenir. Kuşkusuz irtifak hakkı sınırlı ayni hakların bir türüdür. İrtifak hakkının sona erme sebepleri ise TMK. nun 780 ve devamı maddelerinde sayılmıştır. Anılan Kanunun 785. maddesi uyarınca mahkeme kararı ile irtifak hakkının terkini istenebilir. Bu gibi durumlarda mahkemenin sözleşmeye müdahale ederek irtifak hakkının terkinine karar verebilmesi için istemde bulunanın haklı sebepler ileri sürmesi gerekir. Gerçekten yüklü taşınmaz için, yüküne oranla çok az yarar sağlanan bir irtifak hakkının lüzumunda bedelsiz olarak gerek görülürse de bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini olanaklıdır.
Az yukarda sözü edildiği üzere davacı Hazine'nin 758 parselde davalı lehine irtifak hakkı tesisindeki amacı bu taşınmaz mal üzerine 804 yataklı 1.sınıf tatil köyü yapılmasını sağlamak, bundan sonrada sözleşme süresince gerek taşınmaz zemininden gerekse hasılattan sözleşmenin 7. maddesindeki bedelleri temin etmektir. Şayet olayların akışı icabı davacı Hazinenin bir kusuru olmaksızın bu gelirler sağlanamamakta ise davacının yüküne karşılık yarar dengesi aleyhine bozulacağından irtifak hakkı terkin edilebilir.
Bu halde mahkemece yapılması gereken iş; yukarıdan beri sayılan genel ilkeler çerçevesinde taraflardan delillerini isteyip toplamak, bundan sonra konusunda uzman kişilerden oluşturulacak ve içlerinde öğretim görevlisi, hukukçu bulunacak bilirkişi kuruluna keşif de yapılarak irtifak hakkı tesisine esas sözleşmeyi ve özellikle bu sözleşmenin 7, 13 ve 16. maddelerini uygulatmak gelişen olayların seyrine, 758 parselin geçirdiği hukuki sürece göre davacı Hazinenin irtifak sözleşmesini sürdürmesinde yüküne oranla sağladığı yararı saptamak, yarar-zarar dengesi gözetilerek irtifak hakkının bedelsiz veya uygun bir bedel karşılığı terkinini istemekte haklı olup olmadığını gerekçeli ve ayrıntılı olarak inceletmek, sonucuna uygun bir hüküm kurmak olmalıdır. Bütün bu yönler bir yana bırakılarak somut olaya ve kanuna uygun düşmeyen bazı gerekçelerle davanın reddi doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda yazılı nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 400 YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 24.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy