(3402 S. K. m. 16)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.7.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yol olarak terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.12.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kadim yol bölümünün tapu kayıt iptali ve terkin istemi ile açılmıştır. Gerçekten, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi uyarınca orta malı niteliğindeki yolların tapuya tescili gerekmez. Bu gibi yerler haritasında gösterilmekle yetinilir. Somut uyuşmazlıkta dava konusu yol bilirkişinin düzenlediği 19.11.2004 günlü raporun eki krokide kırmızı ile işaretlenmiştir. Burada öncelikle belirtmek gerekir ki özel mülkiyete konu teşkil etmeyen yollar hakkında tutanak düzenlenmediğinden dava açılması bir süreye tabi değildir. Hak aramanın yasalarca bir süreye bağlanmadığı durumlarda, davanın geç açılması reddi için neden olamaz.
Dosya kapsamına göre, yerinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanıkların önemli bir kısmı krokide kırmızı ile işaretlenen yerin öteden beri patika veya kağnı arabasının geçebileceği genişlikte bir yol olduğunu ifade etmişlerdir. Ancak özellikle davalı tanıkları da burada geçiş için kullanılan yol bulunmadığını ifade etmiştir. Ne var ki; dava tarihinden önce aynı yer hakkında 3091 sayılı kanun hükümleri çerçevesinde işlem yapıldığı idari tahkikat aşamasında bir kısım taraflarında katıldığı anlaşma tutanağı düzenlendiği görülmektedir. Her ne kadar, mevcut bilirkişi ve tanık sözleri ile çekişmeli yerin kesin niteliği hakkında bir sonuca ulaşmak olanaklı değilse de aynı yerle ilgili idari tahkikat evrakı bulunduğundan, mahkemece; idareden 3091 sayılı Kanuna göre yapılan inceleme evrakı getirtilmeli, bu belgelerden de yararlanılmalı gerek duyulursa 26.6.2001 günlü anlaşma senedi başlıklı tutanak tanıkları da dinlenmeli böylelikle tüm deliller toplandıktan sonra sonucu doğrultusunda hüküm kurulmalıdır. Dava eksik inceleme ve araştırma ile reddolunduğundan karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 29.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy