(1086 S. K. m. 222) (818 S. K. m. 202)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 6.10.1999 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının reddine, tazminat davasının kabulüne dair verilen 8.3.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün temlik alınması nedeniyle kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil, olanaklı görülmezse satış bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.
Gerçekten arsa sahibi olan davalılar Gültaze Ortakçı ile Ali Gülpolat ve yüklenici Halit Topçu arasında biçimine uygun düzenlenen 4.4.1999 ve 28.11.1994 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi ile ek sözleşmeler bulunmaktadır. Bu sözleşmelere göre yüklenici eseri (binayı) meydana getirip ifa olarak arsa sahiplerine arz ederse, eser bedeli olan arsa payı devrini sözleşmenin karşı tarafı arsa sahiplerinden isteyebileceği gibi, somut olayda olduğu gibi yüklenicinin kişisel hakkını temellük eden üçüncü kişi de bu hakkını yüklenicinin halefi olarak arsa sahibine karşı ileri sürebilir. Burada saptanması gereken husus davacı üçüncü kişinin tescile dava konusu yaptığı bağımsız bölüme, davalılardan yüklenicinin hak kazanıp kazanmadığıdır.
Somut olayda, yüklenici tarafından sözleşmedeki edimlerin yerine getirildiği ileri sürülerek Ankara 10 Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/666 Esas da kayıtlı tescil davasının açıldığı buna karşılık da, arsa sahibi Gültaze Ortakçı tarafından sözleşmenin feshi dava edildiği mahkemece davaların reddine karar verildiği, ancak hükmün tarafların temyizi üzerine taraflar yararına 15. Hukuk Dairesince 2.10.2002 tarihli ilamla bozulduğu görülmektedir.
Davacı Üçüncü kişinin tescilini istediği 9 numaralı bağımsız bölüm yüklenicinin adına tescil isteğinde bulunduğu bağımsız bölümler arasında ise ve mahkeme yüklenici istemini hüküm altına alırsa, kesinleşecek bu hükmün eldeki davayı doğrudan etkileyeceği ve yüklenicinin halefi olarak davacının da tescile hak kazanacağı açıktır. Bu nedenle arsa sahibi ile yüklenici arasındaki derdest dava sonucunun HUMK.nun 222 ve devamı maddelerince beklenerek davacının mülkiyete yönelik iddiasının bu şekilde değerlendirilmesi yerine eksik araştırma ve inceleme ile tazminat isteminin kabulü doğru olmamıştır. Karar açıklanan bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 9.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy