(818 S. K. m. 511, 512) (4721 S. K. m. 545) (743 S. K. m. 492)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.9.1998 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.6.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kaynağını Borçlar Kanunu'nun 511 ve devamı maddelerinden alan ölünceye kadar bakım sözleşmeleri, anılan Kanunun 512 ve Medeni Kanun'un 545. (önceki Medeni Kanunun 492.) maddesi gereğince resmi şekilde düzenlenmelidir.
Ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile bakım borcuna karşılık bir taşınmazın mülkiyetinin devredileceği kararlaştırılmış ise, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları, bakım borçlusuna mülkiyeti geçirim borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir. Kuşkusuz bakım borçlusunun bakıp gözetmek yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadığı sürece, bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp, ikametgah temini, besleme-giydirme hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsar. Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakım sözleşmeleri, taraflarına kişisel hak sağladığı için, tapu iptali ve tescil davasını bakım borçlusu ya da onun külli halefleri, bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açabilirler.
Açılan davada, bakım borçlusunun edimini yerine getirmediği savunması, sözleşmenin, bakım borcu yerine getirilmediği iddiasıyla feshini isteme hakkı,bakım alacaklısına ait olduğundan, onun sağlığında kullanmadığı bu hakkını mirasçılarının ileri sürmesi iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağından dinlenmez.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, davalılar adına kayıtlı olan 152 ada 52, 69,107 ada 14, 128 ada 2, 102 ada 9 ve 102 ada 10 parsel numaralı taşınmazların 14.10.1986 tarihli ölünceye kadar bakım sözleşmesi uyarınca iptali ile adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalılardan M. Can Şerif dışındaki davalılar, davacının bakım yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar Fatma Sevim ve Nuriye Şenol vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının tescil isteğinin dayanağı olan 14.10.1986 tarihli sözleşme noterde usulüne uygun olarak düzenlenmiş olup geçerlidir. Davacı ile davalıların murisi Binnaz Şeniz arasında düzenlenen bu sözleşme ile bakım alacaklısı Tekirdağ İli Gölcük Köyü hudutlarında adına kayıtlı bulunan tapulu tapusuz ve murisleri olan anne ve babasından intikal edecek ya da etmesi gereken tüm miras hak ve hisselerinin ölünceye kadar bakım gözetmek kaydı ile bakım borçlusuna devretmeyi taahhüt etmiştir.
Bakım alacaklısı Binnaz Şeniz 28.9.1990 tarihinde ölmüş ve geriye mirasçı olarak davalıları bırakmıştır.
Dava konusu taşınmazlara ilişkin kayıtların incelenmesinde ise; 102 ada 10 parsel 1995 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda davalılar adına, 107 ada 14, 128 ada 2, 152 ada 52 ve 152 ada 69 parseller davalılar dışındaki üçüncü kişilerin de bulunduğu malikleri adına iştiraken tescil edilmiştir. 102 ada 9 parselde ise, Fatma, Mustafa Can ve Nuriye adına iştiraken tescil edilen pay bakım alacaklısının murisleri olan anne ve babasından değil, Şerif Çakıray'ın ölümü ile eşi Hatice ve çocuklarına intikal etmiş, 1960 yılında yapılan taksim ile de Hatice dışındaki mirasçılar paylarını kardeşleri Ali'ye bırakmışlar. Ali'nin 1988'de ölümü ile mirası eşi Hatice ve kardeşleri Fatma, Binnaz ve Mehmet'e intikal etmiştir.
Açıklanan nedenler ve elbirliği (iştirak) mülkiyetine tabi taşınmazlarda, iştirak çözülmediği sürece iştirak dışında bulunan kişilere devir ve temlikin mümkün olmaması da gözetilerek sözleşmeye konu 10 parsel numaralı taşınmaz dışındaki 52,69,14 ve 2 parsel numaralı taşınmazlar yönünden sözleşmenin ifa olanağının bulunmadığının düşünülmemesi ve 9 parselin de sözleşme kapsamı dışında bulunması nedeniyle yazılı şekilde davanın kabulü yerinde görülmemiş, hüküm bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazlarının 10 parsel numaralı taşınmaz dışında kalan parseller yönünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatıranlara geri verilmesine, 14.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy