(3402 S. K. m. 16/B)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.6.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yol olarak terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.3.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin dava değeri yönünden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava; genel yol iddiası ile tapu iptali ve terkin istemine ilişkindir.
Mahkemece dava kabul edilmiş hükmü davalı temyiz etmiştir.
Gerçekten, genel yollar kamunun ortak kullanılmasına terk edilen ve kadimden beri bu şekilde kullanılan taşınmaz bölümleridir. Bu gibi yerlerin 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesince haritasında gösterilmekle yetinilmesi gerekir. Uyuşmazlık halinde bir taşınmaz bölümünün genel yol olup olmadığının saptanmasında mahalli bilirkişi ve tanık sözleri önem kazanır. Bu konuda dinlenenlerden yerel bilirkişi ve davalı tanıkları keşif tutanağa geçirilen sözlerinde çekişmeli taşınmaz bölümünün yol olmadığını söylemiştir. 22.6.2004 tarihli raporunda kadastro kontrol mühendisi bilirkişide, dava konusu yerin 1978 tarihli memleket haritasına yol olarak işlenmediğini ancak bazı hava fotoğraflarında patika bir yol olarak göründüğünü vurgulamıştır. Her ne kadar bir kısım davacı tanıkları 1970 yıllarında bu alanda yol bulunduğunu söylemişler ve idarece verilen yanıtta da bu yöne kısmen değinilmiş ise de, gerek tanık sözlerinde geçen 1970 yılının ve gerekse 1972 olan hava fotoğraflarının kadim bir tarihi ifade etmemesi karşısında çekişmeli yerin öteden beri yol olarak kullanıldığını kabule olanak yoktur. Esasen dosyada yer alan pafta bir bütün olarak incelendiğinde davacı Doğantepe Köyünün bu davayı açmakla kendisine daha kuzeydeki ormanlık alana geçiş sağlayacak bir yol güzergahı kazandırmak istediği de açıkça gözlenmektedir. Tüm bu olgular değerlendirildiğinde kanıtlanmayan davanın reddi yerine somut olaya uygun düşmeyen bazı gerekçelerle kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 28.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy