(1086 S. K. m. 409)
Dava ve Karar: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 31.10.2002 gününde verilen dilekçeyle tapu iptali ve yol olarak terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı Köy Tüzel Kişiliğinin açtığı davanın açılmamış sayılmasına, davacı M. K.'un davasının husumet yokluğundan reddine dair verilen 12.10.2004 günlü hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacılar Ahmetler Köyü Tüzel Kişiliği ve M. K. kadim köy yolunun kadastro tesbiti sırasında davalıya ait 4 parsel sayılı taşınmaz içinde bırakıldığını, yol olan bu kısmın tapusunun iptali ile yol olarak terkinini istemişlerdir.
Yapılan yargılama sonunda davacı köy tüzel kişiliğinin davalı aleyhine açmış olduğu davanın H.U.M.K. 409 uncu maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, diğer davacı M. K.'un davalı aleyhine açtığı davanın da aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ahmetler Köyü tüzelkişiliği adına açılan davayı köy muhtarı takip etmekte iken 27.5.2004 günlü celseye gelmemiş ve bu celse mahkemece gelen taraflara raporlar hakkında beyanda bulunmaları için süre verilerek duruşmanın 16.7.2004 gününe bırakılmasına karar verilmiştir. Bundan sonra 16.7.2004 günü yapılan duruşmaya davacı köy muhtarı yine katılmamış ve davalı da davayı takip etmeyeceğini bildirmesi üzerine H.U.M.K.nun 409 uncu maddesince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece işlemden kaldırılmasına karar vermemiş olsa bile, dosyanın işlemden kaldırılmasını gerektiren hallerden biri gerçekleştiği anda, dosya işlemden kaldırılmış sayılır. Davacı köy muhtarı 27.5.2004 tarihinde duruşmaya katılmadığına ve bir sonraki celse davalı davayı o celse için de takip etmeyeceğini bildirdiğine göre, işlemden kaldırma kararı tarihi 27.5.2004 tarihidir. Bu nedenle davacı köy hakkında verilen açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerindedir.
Dava, kadim yol iddiasına dayalı tapu istemine ilişkindir. Davacı M. K.'un açtığı dava, dava şartlarından olan husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle red edilmiştir. Oysa dava konusu tapulama tesbiti sırasında davalının 4 parsel sayılı taşınmazına katıldığı iddia edilen yol kadim ise ve bu yoldan davacıda doğrudan yararlanıyorsa ve yolun davalının taşınmazına katılması bu yararlanmayı engelliyorsa, bu işlemden zarar gördüğü açık olan davacının bu davayı açabileceğinin kabulü gerekir. Nitekim davacı M. K. komşu 9 parsel maliki olup taşınmazına bu yoldan ulaştığını iddia ettiğine göre, bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Sonuç itibariyle toplanan deliller değerlendirilerek davanın esası yönünden bir karar vermek gerekir iken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı M. K.'un temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, istek halinde yatırana iadesine, 29.06.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy