(4721 S. K. m. 683) (3402 S. K. m. 16/B) (3194 S. K. m. 15)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.7.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, men'i müdahale istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 4.11.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı M. Çoban vd. tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 1997 yılında yapılan kadastroda S. Mahallesi Ç. boğazı mevkiinde, kadimden beri kullanılan tarla yolunun paftasında hiç gösterilmediğini ve bu yolun davalılara ait 138, 143 ve 140 parsellere katılmak suretiyle zemininde de işlemez hale getirildiği bildirip yol olarak kullanıla gelen bölümlerin davalılar tapusundan iptali ile yola terkine ve davalıların da bu yola elatmalarının önlenmesine karar verilmesini istemişler, davalılar davanın reddini savunmuşlar, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler M. Yumak, A. Pınarlı ve M. Balcı ile tanıklar M. Balcı, A. Satırlı, M. Karaçayır ittifakla, fen bilirkişileri tarafından çizilen ve 23.9.2004 günlü, rapora eklenen krokisinde, kuzeyden güneye doğru kırmızı boya ile boyanan kesimin kadimden beri köy hayvanlarının geçiş yeri olarak kullanıldığını bildirmişlerdir. Getirtilen ve yerin de uygulanan paftaya göre ise bu yol zeminin davalılara ait parsellerin sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. Yol, meydan, dere, köprü, ırmak gibi varlığını koruyan doğal arazi bölümleri özel mülkiyete konu teşkil etmeyen yerlerden olup, bunların özel mülkiyete konu teşkil eder biçimde şahıslar adına yazılan parseller içerisinde gösterilmesi yasaya aykırılığı oluşturur. Bu gibi yerler 3402 sayılı yasanın 16/B-son maddesinde belirtildiği üzere tutanağa bağlanmayıp haritasında gösterilmekle yetinilir. Davaya konu edilen yerin kadim yol olarak kullanıldığı anlaşıldığına göre hangi parsele ne kadar miktarının katıldığı fen bilirkişilerine hesap ettirilip, bu kısımların davalılar tapularından iptali ile yola terkine ve terke ilişkin çizilen krokinin de paftasına işlenmesine karar verilecek yerde olaya uygun düşmeyen ve uyuşmazlık konusu yerle ilgisi bulunmayan 3194 sayılı Yasanın 15.maddesi gerekçe yapılmak suretiyle davanın reddi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 05.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy