(4342 S. K. m. Geç. m. 3)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.2.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.6.2000 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, mera niteliğindeki dava konusu taşınmazın kadastroca davalılar adına tarla olarak tespitinin yapıldığını ve bu şekilde tapuya tescil edildiğini ileri sürerek tapusunun iptali ile mera olarak sınırlandırılıp özel siciline kaydına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava konusu taşınmaz Banaz ilçesi 31 Ağustos Mahallesi'nde bulunmaktadır. Taşınmazın öncesinin mera olduğu, 1937 tarih ve 488 tahrir numaralı mera niteliğindeki vergi kaydı kapsamında kaldığı, sonradan tarımsal amaçla kullanılarak mera niteliğinin değiştirildiği yapılan keşif, bilirkişi ve tanık beyanları ile belirlenmiştir. Bu nedenle mahkemenin, taşınmazın mera olduğuna ilişkin kabulü doğru olup, davalılar vekilinin taşınmazın niteliğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davanın açıldığı tarihten sonra 5178 sayılı yasa ile 4342 sayılı Mera Kanunu'nun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3. maddesinde Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar palanları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder. Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış davalardan vazgeçilir. Hazinece bu nitelikteki taşınmazlar hakkında ilgili Belediye veya kamu kurum ve kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline veya mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.
Birinci fıkrada nitelikleri belirtilen taşınmazlardan Hazine adına tescil edilmesi gerekirken doğrudan gerçek yada özel hukuk tüzel kişilikleri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Bu hüküm, henüz dava açılmamış taşınmazlar hakkında da uygulanır. Evvelce açılan davalarda Hazine adına tesciline veya mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen ve kesinleşen kararlara konu olan bu nitelikteki taşınmazların tapuları da talep etmeleri halinde aynı esaslara göre önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilir. hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, mahkemece, öncelikle taşınmazın bulunduğu yerin Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisinde kalan yerleşim yeri olarak işgal edilen ve artık mera olarak kullanımı mümkün olmayan yerlerden olup olmadığının Banaz Belediyesinden sorulması, olumlu yanıt alınması halinde yeniden keşif yapılarak ve bilirkişi görüşüne başvurularak uyuşmazlığın yukarda hükmü yazılan 4342 sayılı Mera Kanunu'nun değişik geçici 3.maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırma ile dava kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin taşınmazın niteliğine yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte yazılı itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 22.09.2005 tahinide oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy