(4721 S. K. m. 725)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 3.11.2004 gününde verilen dilekçe ile Medeni Kanunun 725. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 12.4.2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili duruşmasız olarak davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.11.2005 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. Murat Göktürk ile karşı taraftan davalı vekili Av. Ferhat Can geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, adına kayıtlı taşınmaz üzerine inşa ettiği yapının bir kısmının davalıya ait taşınmaza taşkın olduğunu belirterek, bu kısmın Medeni Kanunun 725. maddesi gereğince adına tescili isteğinde bulunmuştur. Mahkemece yasal koşulların oluşmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı ve davalının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, davalıya ait taşınmazın bir kısmına taşkın olan yapı değerinin zemin değerinden fazla olduğu gerekçesi ile taşkın yapının bulunduğu kısımda mülkiyet iddiasında bulunmaktadır. Mahkemece de Medeni Kanunun 725. maddesinde açıklanan yasal koşulların varlığı saptandığı takdirde binanın bulunduğu kısmın davacı adına tesciline karar verilecektir. Bir başka deyişle binanın değeri, objektif unsurun belirlenmesi yönünden değerlendirmeye esas alınmakta olup, dava konusu olan şeyin değeri ise mülkiyet iddiasına konu olan zemin değerine göre belirlenmelidir.
Belirtilen nedenle mahkemece, vekalet ücretinin mülkiyet uyuşmazlığına konu olan kısmın (zeminin) dava tarihindeki değeri yerine bina ve zemin değerleri toplamının esas alınarak karar verilmiş olması ve davanın reddine karar verilmesi sebebiyle davalı yararına hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin davacı yararına hükmedilmiş olması doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 400'er YTL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak karşılıklı olarak verilmesine, peşin alınan temyiz harcının yatıranlara geri verilmesine, 15.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy