(1086 S. K. m. 162) (3402 S. K. m. 12)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 23.2.2004 gününde verilen dilekçe ile tapuya dayalı tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle reddine dair verilen 23.2.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, taşınmazı sınırındaki ark kaydının tapulu yeri olduğunu, ancak kadastro tespiti sırasında tersimat hatası yapılması nedeniyle tapusu dışında göründüğünü ileri sürerek bu hatanın düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının isteminin tapu iptali tescile yönelik olduğu kadastro tespiti tutanaklarının kesinleşmesinden sonra 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesi uyarınca davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği bu sürenin geçtiği belirtilerek dava red edilmiştir.
Bir davada olayları anlatmak taraflara hukuki nitelemeyi yapmak ise mahkemenin görevidir (HUMK. nun 76).
Somut olayda da davacı kadastro tespiti sırasında hata yapıldığı iddiası ile taşınmazı sınırında ark olarak tespit edilen yerin tapusu kapsamına alınmasını istemiştir. İstemi kadastro tespitinden sonra 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Tüm bu açıklamalar mahkemenin de kabulündedir.
Kadastro tutanakları 22.2.1994 tarihinde kesinleşmiş, dava 23.2.2004 tarihinde açılmıştır. Şeklen bakıldığında dava 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış gibi görülmektedir. Ancak 22.2.2004 tarihe Pazar gününe isabet etmektedir. Bu durumda HUMK. nun 162. maddesi uyarınca sürenin son günü tatile geldiğinden takip eden ilk iş günü 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunun kabulü gerekir. Davacıda son günü takip eden ilk iş günü 23.2.2004 tarihinde davasını açmıştır. O halde dava süresindedir. Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiğinden karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 18.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy