(4721 S. K. m. 1009) (818 S. K. m. 358)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.7.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydından şerh silinmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 8.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne dava değerinin duruşmalı işlerde belirlenen değerden az olmasından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, Türk Medeni Kanununun 1009 maddesi uyarınca tapu kütüğüne şerh edilen arsa payı karşılığı inşaat yapım ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesi şerhinin terkini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı yüklenici şirket temyiz etmiştir.
Gerçekten yukarıda gösterilen yasa hükmü uyarınca arsa payı inşaat yapım sözleşmesinin, kayda sonradan malik olacak kişilere karşı ileri sürülmesini temin amacıyla ve yüklenici yararına tapu kütüğüne şerhi olanaklıdır. Somut olayda terkin istenen 2.7.2002 tarihli şerh sözü edilen amacı sağlamaya yöneliktir. Ne var ki, sözleşmenin yapılmasından sonra ifa süresi başladığı halde yüklenici tarafından eserin meydana getirilmesi için bir çaba sarf edilmemiş, sözleşmenin arsa sahibi olan tarafları Borçlar Kanunun 358. maddesinden yararlanarak erken fesih hakkını kullanıp sözleşmeyi feshetmişlerdir. Feshedilen sözleşme yükleniciye koşulları varsa tazminat isteme hakkının verirse de bu sözleşmenin tapu kütüğüne şerhinin devamı bir hak sağlamaz. Diğer taraftan üzerine inşaat yapılması kararlaştırılan 68 parsel sayılı taşınmazda davacılar dışında paylı maliklerinde bulunduğu görülmektedir. Davalı yüklenici birden fazla kişinin paydaş olduğu taşınmazda diğer paydaşlarla sözleşme yapıldığını ileri sürüp kanıtlanamadığından taşınmazın 2/6 payın malikleri ile yapılan sözleşmenin ifa olanağı da yoktur.
Sonuç: Mahkemece bütün bu yönler gözetilerek tapu kütüğüne şerh edilen sözleşme ile ilgili hakkın terkininde yasaya aykırılık bulunmadığından davalının tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 23.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy