(4342 S. K. m. 5, 9, 13)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.03.2003 gününde verilen dilekçe ile mera tahsis işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve müdahil temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, Mera Komisyonu Kararının iptali istemine ilişkindir.
İptali dava konusu yapılan mera komisyon kararı 30.01.2003-02.03.2003 tarihleri arasında askıya çıkartılmış, dava 03.03.2003 tarihinde açılmıştır.
Davacı gerçek kişiler teknik ekiplerin tespit ve tahdit çalışmaları sırasında mera kaynakları arasına aldığı taşınmazların mera vasfı taşınmadığını esasen bu taşınmazlar mera olarak tahdit edilirse, köyün tarım arazilerine yol girişleri olmadığından, zarar vereceklerini bu nedenle komisyon kararının iptalini istemişler, davaya 08.06.2004 tarihinde müdahil olan köy dahi ayni iddiayı ileri sürmüştür.
4342 sayılı Mera Kanununun 5. maddesine göre Devletin hüküm ve tasarrufunda veya hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği anlaşılan yerler yasanın 9. maddesi hükmünce teknik ekiplerin Bakanlıkça çıkartılan yönetmelikteki normlara göre uygun görmeleri halinde mera, yaylak veya kışlak ihtiyacı için bu kapsama alınabilir. Açıkçası bir yerin mera, yaylak ve kışlak kapsamına alınmasında 4342 sayılı kanun, kurulan teknik ekipler ve mera komisyonunu yetkili kılmıştır.
Gerçek kişilerin veya ilgili köy yada belediyenin mera kapsamına alınan bir yerin tahsis işlemine dair kararlarına karşı dava açma hakları varsa da, gerçek kişiler yada ilgili belediye veya köy mera kapsamına alınan bir yer hakkında mülkiyet iddiası dışında dava açamazlar.
Esasen 4342 sayılı Mera Kanununun 13. maddesine göre komisyon kararlarına karşı açılacak davaların 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğinden itibaren 30 günlük süre içinde açılması gerekir az yukarıda sözü edildiği üzere iptali dava konusu yapılan komisyon kararı 30.01.2003-02.03.2003 tarihlerinde askıda kalmış, dava ise 30 günlük süre geçtikten sonra 03.03.2003 tarihinde açılmıştır. Böyle olunca, komisyon kararının mahiyetine göre, dava açma yetkileri bulunmayan gerçek kişiler ile davaya sonradan müdahil olarak katılan köy tüzel kişiliğinin hem dava açma hakları bulunmadığından ve hem de açtıkları dava 30 günlük süre geçtikten sonra açılmış olduğundan davanın reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur.
Sonuç: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı gerçek kişiler ve müdahil köy tüzel kişiliğinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 01.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy