(4721 S. K. m. 705) (818 S. K. m. 106, 107) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 29.11.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Ali Kamil Temel vekili, Aliye Temel, Coşkun Temel, SSK. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, alacaklı Türkiye Tütüncüler Bankası A.Ş. ile düzenlenen 7.11.1995 günlü protokol başlıklı sözleşmenin 4. maddesi ile davacı Ali Kamil Temel'e satımı kararlaştırılan 14 parseldeki bankanın 2/4 hissesinin kayıt iptali ve tescili istemiyle açılmıştır.
Müdahillerden Hasan Kök davacı Ali Kamil Temel'in sözleşmedeki haklarını 1.4.1999 günlü temlik sözleşmesi ile temellük ettiğini, kaldı ki, 14 parselin 2/4 pay sahibi Coşkun Temel'in 30.4.1992 günlü taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi ile payını kendisine sattığını, bu payın adına tescilini,
Müdahil Aliye Temel davaya müdahil olarak katılan Hasan Kök'ün 1.4.1999 tarihli temlikname ile kazandığı hakları 1.12.2004 günlü temlikname ile devrettiğini, 14 parseldeki 2/4 payın adına tescilini,
Davaya müdahil olarak katılanlardan Coşkun Temel ise davacı Ali Kamil Temel ile banka arasındaki 7.11.1995 günlü sözleşmede satışı öngörülen 14 parselin 2/4 payın maliki olduğunu önceden olduğu gibi 2/4 payın adına tescilini,
Eldeki dava ile birleştirilen Aydın Asliye 2. Mahkemesi'nin 2003/958 esasında kayıtlı dava dosyasında da; Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı 14 parsel sayılı taşınmazın satışı sureti ile ortaklığının giderilmesine karar verildiğini, Aydın Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 25.4.1995 tarih 1994/1241 esas ve 1995/483 sayılı kararı doğrultusunda ihale satışının Aydın Sulh Hukuk Mahkemesi satış memurluğunun 1996/19 numaralı dosyasında yapılarak 14 parsel mülkiyetinin Türkiye Tütüncüler Bankası A.Ş. Memur ve Hizmetlileri Sosyal Sigorta ve Yardım Sandığı Vakfı tarafından kazanıldığını, vakfın Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca aktif ve pasifleriyle Sosyal Sigortalar Kurumuna devredildiğini, böylelikle satış ihalesi kesinleştiğinden 14 parsel tapu kaydının iptali ile kurum adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı Ali Kamil Temel, birleştirilen davanın davacısı Sosyal Sigortalar Kurumu asıl davaya temlikler sebebiyle müdahil olarak katılan Aliye Temel ve Coşkun Temel tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Ali Kamil Temel'in davadaki isteminin dayanağını davalılardan Türkiye Tütüncüler Bankası ile yapılan 07.11.1995 günlü protokol teşkil etmektedir. Anılan protokolün 4/a maddesinde 14 parselde Coşkun Temel'e ait iken bankanın mülkiyetini kazandığı 2/4 hissenin satış bedeli 885.000.000 TL olarak kararlaştırılmış, protokolün (c) bendinde satış bedelinin vadesinde ödenmesi halinde mülkiyetin Ali Kamil Temel'e geçirileceği, aksi halde satışa ilişkin protokol hükmünün geçerli olmayacağı, borçlunun yaptığı bir kısım ödemeler var ise bunun borçluya iade edileceği hükmüne yer verilmiştir.
Görülüyor ki, davacı Ali Kamil'in tescil isteyebilmesi protokol hükümlerine uygun olarak satış bedelini bankaya ödemesi koşuluna bağlıdır. Borçlar Kanununun 107. maddesi 3.bendi uyarınca aktin hükümlerine göre borç tayin ve tespit edilen bir zamanda ifa edilmemişse akit borçluya ayrıca bir mehil verilmeden fesih edilebilir. Dolayısıyla borçlu Ali Kamil Temelin Borçlar Kanununun 106. maddesi hükmünden yararlanma olanağı yoktur. Her ne kadar protokolde satış bedeli olarak kararlaştırılan 885.000.000 TL vadesinde ödenmemiş, 200.000.000 TL dışındaki kısmı alacaklı bankaya 17.10.1996 tarihinde bir defada yatırılmış, alacaklı banka da ihtirazi kayıt dermeyen etmeksizin borcu kabul etmiş ise de bankanın 21.10.1996 tarihinde yatırılan parayı davacı hesabına iade ettiği, davacının da bundan sonra satış bedelini depo etmek için tevdi mahalli tayin ettirdiği ve bu kararın da kaldırıldığı anlaşılmaktadır. İhtirazi kaydın kullanılması bir hakkın korumasına yarayan yenilik doğuran haklardandır. Gerçekten kural olarak ihtirazi kaydın ifanın kabulü veya en geç ifanın kabulünü takiben hemen yapılması gerekir. Olayda alacaklı ticari bir şirket olan bankadır. Alacağı 17.10.1996 tarihinde ihtirazi kayıtsız kabul etmiş ise de, 21.10.1996 tarihinde reddederek davacı Ali Kamil Temel hesabına iade etmiştir. Davalının ihtirazi kayıt bildirme hakkını kabul ettiği satış bedelini iade ederek ve işin olağan akışına uygun sürede kullandığı, böylece sözleşmenin 4. maddesinin (c) bendindeki borcunu sözleşmeye uygun yerine getirdiği anlaşıldığından davacı Ali Kamil Temel'in bütün bu hususları amaçlayan temyiz itirazları yerinde değildir.
Davada Hasan Kök, Ali Kamil Temel ile olan 1.4.1999 günlü temlik sözleşmesine dayanmışsa da temlik eden Ali Kamil Temel ancak hak kazandığını temlik yolu ile üçüncü kişilere devredebileceğinden 7.11.1995 günlü sözleşmenin 4. maddesindeki satış hükmünden yararlanamayan Ali Kamil Temel'in temlikine dayanan müdahil Hasan Kök ile onun 1.10.2004 tarihli temlikine dayanan müdahil Aliye Temel de istemde bulunamaz. Bundan ayrı müdahil Hasan Kök 30.4.1992 günlü taşınmaz mal satış vaadine dayalı istemde de bulunmuşsa da olayların akışından satış vaadinde bulunan Coşkun Temel aleyhine borçları nedeniyle banka tarafından takipler yapıldığı Hasan Kök'ün de bu takipleri bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi olduğu, buna rağmen satış ilişkisine girdiği satış vaadi sözleşmesinin de tapuya şerh edilmediği anlaşıldığından satış ilişkisine dayanarak tescil istemesi mümkün değildir.
Kaldı ki, temlikler yoluyla sözleşmeden doğan haklarını kendilerinden sonra gelen kişilere devreden Ali Kamil Temel ve Hasan Kök dava haklarını da yitirmiştir.
Davaya müdahil olarak katılanlardan Coşkun Temel'in her ne kadar 7.11.1995 günlü sözleşmede borçlu sıfatı ile imzası bulunmakta ise de, adına yeniden tescilini istediği 14 parseldeki 2/4 payın mülkiyetinin hakkındaki icra takibinin kesinleşmesi üzerine İcra Dairesinin işlemi sonucu davalı Türkiye Tütüncüler Bankası A.Ş.ye geçtiğinden ve sözleşmede müdahil Coşkun Temel'e yeni bir hak sağlanmadığından açtığı davanın yasal bir dayanağı yoktur.
Birleştirilen davanın davacısı Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığının davadaki istemi ise Bakanlar Kurulu Kararı gereğince aktif ve pasifleri ile beraber Sosyal Sigortalar Kurumuna devir kararı verilen Türkiye Tütüncüler Bankası A.Ş. Memur ve Hizmetlileri Sosyal Sigorta ve Yardım Sandığı Vakfının izale-i şuuyu davası sonucu satış memurluğunca yapılarak kesinleşen ihale ile kazanılan hakka dayanmaktadır. Türk Medeni Kanunun 705. maddesi hükmünce kural olarak taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Ancak, anılan maddenin 2.bendinde mülkiyet icra satışı sonucu edinilmişse tescilden önce de kazanılacağından iddia edilen işlemlerin gerçek olması halinde davacı kurum taşınmazın tescilinin sağlanmasını satış memurluğundan doğrudan isteyebileceğinden ayrıca dava açmakta hakkı ve hukuki yararı yoktur.
Sonuç: Kurumun açtığı davanın reddedilmesi de sonuç olarak doğru olduğundan, temyiz eden tarafların bütün temyiz itirazlarının reddi ile sonucu bakımından usul ve yasaya uygun hükmün yazılan bu gerekçelerle ve HUMK.nun 438/son maddesince ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 21.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy