(818 S. K. m. 410)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.11.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil veya alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.12.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan F.'ye ait 347 ve 354 sayılı kadastro parsellerinin parselasyon planı ve imar uygulama işlemlerinin yapılması konusunda davalılarla sözleşme düzenlediklerini, sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiklerini, anılan sözleşmenin 3. maddesinde iş bedeli olarak davalı F. adına kayıtlanacak 1 parsel sayılı taşınmazın kendilerine devrinin öngörüldüğünü, bu taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde 1 parselin bedeline karşılık tazminat ödetilmesine karar verilmesini İstemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalıların temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulduktan sonra mahkemece iş bedeli olan 29.514.000.000 TL. davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki 23.10.1999 tarihli sözleşmede davalı F.'nin imzası bulunmamaktadır. Sözleşme, vekili sıfatıyla hareket eden diğer davalı C. ile davacı şirket arasında kurulmuştur. Ne var ki; 347 ve 354 parsellerin tapudaki maliki davalılardan F.Y.'dir. Davacı şirket, sözleşmede F.Y.'nin imzası olmasa da düzenlemesi Borçlar Kanununun 410 ve devamı maddelerinde yapılan vekaletsiz işgörme hükümleri uyarınca, başkasının hesabına işini yönetmiş, onun yararına iş ve işlemler yaparak 347 ve 354 parsellerin parselasyon planı yapılması ve ilgili belediyeden onayını almıştır. Diğer davalı ise sözleşmedeki imzası nedeniyle şahsen sorumlu tutulması gereken kişidir. Ancak, hükmüne uyan Dairemizin 13.11.2003 günlü bozma ilamında vurgulandığı üzere, taraflar arasındaki 23.10.1999 günlü sözleşme mülkiyet devir borcunu da içerdiğinden biçim koşuluna uygun yapılmaması nedeniyle geçersizdir. Açıkça ifade etmek gerekirse, geçersiz olan bu sözleşmeye dayanılarak sözleşme hükümleri ayakta imişçesine sözleşmede kararlaştırılan bedelin ödetilmesi istenemez. Başka bir deyişle yapılan işin bedeli sözleşmenin 3. maddesine göre hesaplanamaz. Bu nedenlerle, mahkemenin iş bedelini 1 parsel sayılı taşınmazın metrekare rayicine göre hesaplayan 18.10.2004 tarihli bilirkişi raporuna bağlı kalması doğru olmamıştır.
Bu durumda, mahkemece yapılması gereken iş; yanların yapıldığında uyuşmazlık konusu çıkarmadıkları 347 ve 354 parsellerin parselasyon planları yapılması, ilgili belediyeden onaylı hisse çözümleri, imar tapularının alınması işinden işin yapıldığı yıl Mimarlar ve Mühendisler Odası Tarifelerine göre hesaplanacak davacı alacağını konusunda uzman bilirkişiye belirtmek ve buna göre hüküm kurmaktan ibarettir. Değinilen yönün göz ardı edilmesi ve bedelin geçersiz sözleşme hükmüne göre hesaplattırılması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.4.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy