(1086 S. K. m. 76, 455)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.03.2006 gününde verilen dilekçe ile tavzih istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tavzih talebinin reddine dair verilen 24.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tavzih isteyen vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, daha önce kesinleşen yargı kararıyla elatmanın önlenmesine karar verilen bölümdeki, çitlenbik ve badem ağaçlarının kal'i istemiyle ve ancak tavzih yoluna başvurularak açılmıştır.
Mahkemece istek reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten HUMK. nun 455. ve devamı maddeleri uyarınca tavzih yoluna hükümdeki müphem ve gayrivazıh veya mütenakız fıkraların açıklığa kavuşturulması ve zıtlığın giderilmesi istemiyle başvurulabilir. Mahkemece davanın tavzih istemi olarak değerlendirilmesi ve bunun sonucu olarak da istemin reddine karar verilmesinde bir yanlışlık yoktur. Ancak;
Eldeki dava harcı ödenmek suretiyle ve önceki davanın davalısı hasım gösterilerek kal istemiyle açılmıştır. Başka bir anlatımla mahkemenin önüne getirilen istek kal istemli yeni bir davadır. HUMK. nun 76. maddesince resen Türk Kanunlarına göre karar verme yetkisi bulunan hakimin usul ekonomisi gereği davayı kal talepli yeni bir dava olarak niteleyerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydetmek suretiyle taraf delillerini de toplayarak esastan halli gerekirken yazılı bazı gerekçelerle dava reddolunduğundan karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy