(1086 S. K. m. 38) (4721 S. K. m. 28)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.04.2004 tarihinde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.12.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacıya ilişkin tapu kaydı üzerinde davalı Emin Turgut lehine tesis edilen ipoteğin bedeli ödendiğinden bahisle kaldırılması için dava açılmış, yerel mahkeme davayı kabul etmiş, hükmü davalı taraf temyize getirmiştir.
Davanın 19.04.2004 günü açıldığı, oysa ki, davalı Emin Turgut'un davadan önce 28.09.1999 gününde öldüğü, yerel mahkemece ölü davalı Emin Turgut'un veraset ilamında yazılı mirasçıları davaya dahil ettirilmek suretiyle davaya devam edildiği ve hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
HUMK. nun 38. madde hükmü uyarınca davaya ehliyet Medeni Yasa hükümlerine göre belirlenir. Medeni Yasanın 28. maddesinde ise kişiliğin doğumla başlayıp ölümle sona ereceği açıkça ifade edilmiştir. Bu itibarla, ölümle sona ermiş bir kişiliğin davacı veya davalı olma ehliyetinden söz edilemeyeceğinden ölü kişi aleyhine dava açılamaz. Bu sebeple davalı Emin Turgut hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekirken, veraset ilamında yazılı mirasçıları davaya dahil ettirilmek suretiyle davaya devam edilmesi ve hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda yazılı sebeplerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istem halinde yatırana iadesine, 19.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy