(1086 S. K. m. 455)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.11.2000 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.6.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı ve dahili davalı Hazine vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı toplam 18 adet taşınmazın kendisinin ve bir kısım davalıların murisi Hüseyin Türkmen tarafından Nazife Türkmen'le birlikte kardeşi Babaoğlan Türkmen'den haricen satın alındığını, Nazife'nin de kendi payını ölünceye kadar bakım sözleşmesiyle Hüseyin Türkmen'e devrettikten sonra çocuksuz ve mirasçısız öldüğünü, kendisi dışındaki Hüseyin Türkmen mirasçılarının aynı hukuki sebeplere dayanarak sair davalılar aleyhine açtıkları dava sonunda mahkemece dava konusu taşınmazların veraset ilamındaki payları oranında davacı Hüseyin Türkmen mirasçıları adına tesciline karar verildiğini ve kesinleştiğini ancak Tapu Sicil Müdürlüğünün adı kararda yazılı olmadığı için hükmün infazını yapmadığını iddia ederek nizalı tapu kayıtlarının iptali ile kendisi ile birlikte sair Hüseyin Türkmen mirasçıları adına tescilini istemiştir.
Yerel mahkeme, davacının 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/839 esas, 1998/696 karar s. ilamının tavzihini istemesi gerekirken dava açtığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı ve dahili davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Emine Türkmen Asliye 4.Hukuk Mahkemesinin 1995/839 esas numaralı dosyasında taraf değildir ve davacı Emine dışındaki Hüseyin Türkmen mirasçılarının sair davalılar aleyhine aynı hukuki sebeplere dayanarak ve aynı parseller için açtıkları tapu iptali tescil davası sonunda davacıların verasetteki payları oranında davalı tapularının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiş ve 19.2.1999 gününde hüküm temyiz edilmeden kesinleşmiştir.
HUMK. nun 455. maddesi hükmüne göre hükmün tavzihini istemek sadece davanın taraflarına tanınan bir hak olmakla davacı Emine Türkmen'in taraf olmadığı 1995/839 esas no.lu hükmün tavzihini istemek hakkı yoktur. Nitekim, sözü edilen hükme ait olarak davacının tavzih talebi de reddedilmiştir.
Bu durumda, yerel mahkemenin yeni bir dava niteliğindeki davanın esasını inceleyerek olumlu ya da olumsuz bir karar vermesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davanın reddine karar vermesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeple davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre dahili davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 19.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy