(4721 S. K. m. 747) (743 S. K. m. 671)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.6.1999 tarihinde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.9.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Recep Demiray tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 747 (önceki Medeni Kanunu'nun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Geçit hakkı verilmesine ait davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir.
Somut olayda; Davacı, 612, 613 ve 597 parsel s. taşınmazları yararına davalılara ilişkin 595 ve 596 parsel s. taşınmazlardan geçit kurulmasını istemiş, mahkemece 595 ve 596 parsel s. taşınmazlardan geçit kurulmasına karar verilmiş, ancak; hangi parseller yararına geçit kurulduğu hükümde yazılmamıştır.
Az yukarda açıklandığı gibi, geçit hakkı taşınmazların leh ve aleyhine kurulur. Davalılara ilişkin 595 ve 596 parsel s. taşınmazlar aleyhine kurulan geçidin hangi taşınmazlar yararına kurulduğunun hükümde yazılmaması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istem halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 28.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy