(4721 S. K. m. 710, 748, 755, 856, 1012) (3402 S. K. m. 12, 13, 19, 20, 41, Geç. m. 4) (3194 S. K. m. 11, 18, (3083 S. K. m. 13, 24) (634 S. K. m. 41) (2942 S. K. m. 7) (2924 S. K. m. 7) (2863 S. K. m. 7) (3621 S. K. m. 10, 12) (3226 S. K. m. 8) (6326 S. K. m. 37) (1163 S. K. m. 15) (2613 S. K. m. 23) (2510 S. K. m. 23, 30) (766 S. K. m. 31, 33, 42) (Tapu Sicil Tüzüğü m. 8, 26, 36, 60, 61, 62, 63, 64, 77, 85, 104) (Tapulama ve Kadastro Paftalarını Yenileme Yönetmeliği m. 11)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı Hazineyi temsilen Milli Emlak Müdürlüğü aleyhine 15.5.2005 tarihinde verilen dilekçe ile tapudaki şerhin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 2.3.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili 15.5.2005 günlü dilekçesi ile davacıların 6.4.1999 gününde satın aldıkları 10205 ada 3 numaralı imar parseli üzerindeki 633 ada 8 parselden gelen fazlası Hazineye aittir şerhinin terkinini istemiştir.
Mahkemece, davacıların şerhi bilerek taşınmazı satın aldıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava beyanlar sütununda yer alan miktar fazlası kaydının terkini istemine ilişkindir. Öncelikle beyanlar hanesine ait yürürlükte bulunan mevzuat açısından inceleme yaptığımızda aşağıdaki düzenlemelerle karşılaşmaktayız.
Beyanlar başlıklı 4721 S. Türk Medeni Yasasının 1012 madde hükmü Bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen tüm ilgililerin rızasına bağlıdır. Taşınmaz mülkiyetine ait kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek sair hususlar tüzükle belirlenir. Özel yasa hükümleri saklıdır şeklindedir. Kanunun sözü edilen bu hükmü uyarınca genellikle tapu kütüğüne yazılarak alenileştirilmesinde fayda umulan hukuki ilişki ve fiili durum biçiminde tarif edilen her beyanın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterebilme olanağı yoktur. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünün beyanlar hanesine beyanda bulunulabilmesi için ya Medeni Kanunda bir hüküm olması veya özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmesi yahut Tapu Sicil Tüzüğünde bir düzenleme yapılmış olması gerekir.
Türk Medeni Yasanın 1012. maddesine göre, bir taşınmazın eklentilerinin malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılması mümkündür. Önceki Medeni Kanundaki teferruat deyiminin karşılığı olarak yeni Medeni Kanunda kullanılan eklentiden maksat; asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel adetlere göre işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanımda birleştirme, takma veya başka bir şekilde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır. (Medeni Yasanın m. 856) Türk Medeni Yasası uyarınca beyanlar sütununda gösterilebilecek sair haklar ise, kanunun 748. maddesinde sözü edilen geçit haklarından sürekli olanlar, 755. maddedeki toprağın iyileştirilmesi işlemi yapılmak üzere taşınmaz maliklerinin alacakları kararlar, 710. maddedeki yetkili makamlarca belirlenmiş taşınmazın heyelan bölgesinde kaldığına dair beyanlardır.
Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddesi hükmünce kütüğün beyanlar sütununa ancak mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar yazılabilir. Az yukarıdaki bölümlerde gerek Türk Medeni Yasanın ve gerekse özel kanunların beyanlar sütununa nelerin yazımına cevaz verdiğinden söz edilmiştir. Tapu Sicil Tüzüğünün 61. maddesi uyarınca teferruatın mülkiyet hakkı sahibinin yazılı talebi üzerine beyanlar sütununda belirtilmesi olanaklıdır. Tüzüğün 62. maddesi Türk Medeni Yasasının taşınmaz mal sicilleri ile ilgili hükümlerine göre kurulmaları artık mümkün olmayan ayni hakların, 63. madde medeni hakların kısıtlanmasına ait mahkeme kararlarının, 64. madde ise, işçi ve yüklenicinin işe başlama tarihi, inşaat ile ilgili sözleşmenin kütüğün beyanlar sütununda gösterilmesine olanak sağlamaktadır. Medeni Kanunda sözü edilen özel kanun hükümleri ve Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddesindeki düzenlemeden anlaşılan mevzuat hükümleri incelendiğinde, beyanlar sütununda nelerin yer alacağı aşağıdaki biçimde saptanmıştır.
3402 S. Kadastro Yasasının 13/c maddesi uyarınca, taşınmazın tahdit ve tespiti yapılırken malikin ölü olduğu anlaşılır ve mirasçıları belirlenemezse, malik adına tesbit yapılır ve malikin ölü olduğu beyanlar sütununda belirtilir. Yine aynı kanunun 19/II. Maddesine göre, taşınmaz mal üzerinde paydaşlardan birisine veya üçüncü kişiye ilişkin muhtesat var ise bu hususta beyanlar sütununa yazılır. 41. madde uyarınca yapılan düzeltmelerde beyanlar sütununda gösterilecek bir sair husustur.
21 Mart 1995 günlü Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenileme Yönetmeliğin 11. maddesine göre yenilemeye tabi olacak taşınmazların beyanlar sütununa yenilemeye tabi olduğu yazılır. Yenileme işlemleri yapıldıktan sonra askı ilanı süresinde kadastro mahkemesine dava açıldığında da beyanlar sütununa yenileme nedeniyle dayalı olduğu belirtilir.
3194 s. İmar Yasasının 11. maddesi uyarınca umumi hizmetlere ayrılan, 18. maddesine göre imar düzenlemesine alınan, imar planına göre tescile tabi olan, imar nedeniyle sayfası kapatılan ve malik hanesi açık olan taşınmazların anılan nitelikleri beyanlar hanesinde gösterilir. Oluşan imar parselleri üzerine kadastro parselinde bulunana beyanlar da aktarılır. Yine imar sırasında uygulanan kat mülkiyeti ve imar parseli üzerindeki binaların sahipleri ve parsel üzerindeki geçici yapılarda beyanlarda yer alır.
3083 s. Yasa 13. maddesindeki sulama alanlarında kalan taşınmazlar ve bu yasanın uygulanmasına ait yönetmeliğin 24. maddesi uyarınca toplulaştırmaya alınan taşınmazlar beyanlar hanesinde belirtilir.
2981 s. İmar Affı Kanununa göre de, tapu tahsisi belgeleri, bu belgelerin iptaller ve kat irtifakı, kat mülkiyeti belirlemesi beyanlar sütununa yapılır.
634 S. Kat Mülkiyeti Yasası uyarınca, her bağımsız bölüme ilişkin eklentiler, arsa paylan, yönetim planı veya yönetim planında sonradan yapılan değişiklikler ve Kat Mülkiyeti Yasanın 41. maddesi gereğince yapılan işlemler, devremülk esasına tabi taşınmazlarda devremülk hakkı, harap olan bağımsız bölüm beyanlar hanesinde işaret edilir.
2942 s. Kamulaştırma Yasası kapsamında kamulaştırma kararı ve bunların terkini (m.7) beyanlara yazılır.
2924 S. Orman Köylüsünün Desteklenmesine dair Yasanın 7. maddesine göre orman sınırı dışına çıkartılıp mülkiyeti kişilere devir edilen arazilerdeki mülkiyet takyitleri ve bu kabil bir araziyi zilyed olarak tasarruf edenlerin adları beyanlar hanesinde gösterilir.
2863 S. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının değişik 7. maddesine göre korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenen taşınmazların bu niteliği beyanlarda yer alır.
3621 S. Kıyı Yasasının 10. ve 12. maddesinde ön görülen kıyı şeridinde kalan parsel ve yapılar yapılan yapıların durumu beyanlar sütununa yazılır.
3226 s. Finansal Kiralama Yasanın 8. maddesine göre Finansal Kiralama sözleşmesine konu taşınmaz mala ait sözleşmeler beyanlar sütununda gösterilir.
6326 s. Petrol Yasasının 37. maddesine göre tasfiyehane ve boru hatlarına ait belirlemeler, 3303 s. Yasaya göre de taşkömürü sahalarında maliklere getirilen kısıtlamalar beyanlarda yer alır.
1163 S. Kooperatifler Yasasının 15. maddesi uyarınca bir taşınmaza bağlı kooperatif ortaklığının cuz'i haleflere intikal edeceği hususu da beyanlar hanesine yazılır.
Tapu Sicil Tüzüğünün 8, 26, 36, 77, 85 ve 104. maddeleri uyarınca yapılan işlemlerinde beyanlar hanesinde gösterilmesi olanağı vardır.
Ticaret Sicili Tüzüğüne göre ticari işletme rehninin de beyanlara yazılma olanağı vardır.
Açıklanan kanuni düzenlemeler dışında kanuni düzenlemelerdeki belirsizlikler sebebiyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü genelgeleri ile açıklayıcı nitelikteki, bina yapılamaz beyanı, yıkım kararları, uygulanamayan mahkeme ilamları, orman içi binalar, da beyanlar sütununa işaretlenebilir.
Birbirinden farklı konularda beyanlar sütununa yapılan kayıtların bazıları, üçüncü kişilerin iyi niyetini bertarafa yararken, bazıları ilgilisi yararına karine yaratır, bazıları ise taşınmaza bağlı bir ayni hakkı ya da şahsi hakkı açıklarken bazı beyanlarda kamu hukukundan kaynaklanan kısıtlamaları açıklar. Bir sair anlatımla, beyanın niteliğine göre beyana bağlanan sonuç değişmektedir.
Gerek metni yukarıda yazılan Türk Medeni Yasanın 1012. ve gerekse Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddelerinden görülmektedir ki, mevzuatın yazılmasına izin vermediği bir belirtmenin kütüğün beyanlar sütununda gösterilebilme olanağı yoktur. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde;
Davacılar, miktar fazlası Hazineye aittir şerhinin terkinini istemektedir. Yukarda açıklanan kanuni düzenlemelerin hiçbirisinde miktar fazlasının Hazineye ilişkin olduğu hususunun, kaydın beyanlar hanesinde gösterilmesi gerektiğine ait açıklama yer almamaktadır. Somut olayda da, dava konusu taşınmazın geldiği 8 parsel s. taşınmaz, 2613 s. Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sonunda 8113 metrekare zeytinlik vasfı ile Recai Süel adına tescil edilmiştir. Dayanağı ise 4.12.1944 gün 17 no.lu tapunun geldisi olan Mayıs 1936 gün 9 no.lu tapu olup Tapu Komisyonunun 10.1.1936 gün 6 s. genel kararı ile yeniden tescil edilmiştir ve 32 ağaç zeytinlik vasfındadır. Hudutları belirtilmiştir, ancak yüzölçümü yazılı değildir. Sözü edilen tapuda her ne kadar fazla çıkarsa Hazinenindir şerhi mevcutsa da dayanak 453 sıra no.lu iskan kaydında Hazine fazlası şerhi bulunmamaktadır.
Taşınmazın tapu sicilindeki kaydının beyanlar sütununa miktar fazlalığının Hazineye ilişkin olduğuna ait kaydın konulduğu tarihteki kanuni düzenlemeler ve daha sonraki mevzuat incelendiğinde de miktar fazlasına ait düzenlemeler aşağıdaki biçimde yer almıştır.
22.3.1934 gününde yürürlüğe giren 2613 s. Kadastro ve Tapu Tahrir Kanunu'nun 23. maddesi ise Hükümetçe hudut üzerinden yapılmış olan satışlarda hududun tecavüz suretiyle büyütülmediği anlaşılırsa miktarına bakılmaksızın hududa itibar olunur. Eğer satış miktar üzerinden yapılmış ise miktar muteberdir. Hükümetçe, yalnız miktar üzerinden satılmış ve kayıtlarda bu suretle gösterilmiş olan gayrimenkul malların miktarında zuhur edecek fazla kısım yüzde onu geçmiyor ise zilyedi namına parasız kaydolunur. Yüzde onu geçiyorsa ihale veya tefviz gününden itibaren tasarruf müddeti on seneye varmamış ise fazlası için rayice göre değer pahası takdir edilerek zilyedi teklif ve kabul ederse kendisine borç kaydolunur. Ancak, mübadil, muhacir ve mültecilere ve 1341 senesi Muvazenei Umumiye Yasasının 23. maddesinin (A) fıkrası mucibince topraksız halka tevzi ve tefviz ve temlik edilmiş gayrimenkul mallarda zuhur eden fazlalık bu hükümlerden müstesna olup, bilmesaha taayyün edecek fazla miktar 1331 ve 1771 ve 1866 numaralı kanunlara göre muamele görmek üzere zilyedleri namına kaydolunur... hükmünü içermektedir.
14.6.1934 gününde kabul edilen İskanen verilen tapulara ait düzenlemelerin yer aldığı 2510 s. İskan Yasasında bu tapulardaki miktar fazlalarına ait bir düzenleme yoktur. Ancak, 23/1. maddesinde Bu yasa hükümlerine göre muhacirlere, mültecilere, göçebelere, naklolunanlara ve yerlilere dağıtılan yapı ve toprakların temlikine vali ve kaymakamlar salahiyetlidirler. Dağıtış defter veya kararlarının altı vali veya kaymakamlarca tasdik edilmesi, temliktir. Tasdikli defterlerdeki veya kararlardaki miktarlar muteberdir. hükmünü içermekte, kayıtların miktarı ile geçerli olduğu belirtilmektedir. Kanunun getirdiği tek kısıtlama 30/1. maddede Hükümetçe iskan edilenlere borçlu veya borçsuz olarak iskan yoluyla verilen gayrimenkuller on yıl süre ile hiç bir suretle satılamaz, bağışlanamaz, terhin edilemez, haciz olunamaz. Tapularına o yolda kayıt düşürülür. hükmü yer almıştır.
766 s. Tapulama Yasasının Kayıt ve Belgelerin Kapsamının Tayini başlıklı 42. maddesinin ilk fıkrası Değişmez ve genişletilmeye elverişli olmayan sınırlı tapu kayıtları ile sair belgelerin muhtevasını tayinde, kayıt ve belgelerde yazılı miktara itibar olunur. Özel kanunların kayıt ve belgelerde yazılı miktara itibar edilmesini göz önünde tuttuğu haller saklıdır. Ancak, Hazinece özel kanunları hükümlerine göre satılan, tefviz veya tahsisi edilen veya parasız dağıtılan arazide çıkan fazlalık, satış, tefviz, tahsisi veya dağıtım gününden başlayarak on yıl geçmemiş ise, miktar fazlası hakkında 5618 s. Yasanın 2. maddesi hükmünün kayıt sahibi lehine uygulanıp uygulanmayacağı en büyük mülkiye amirinden sorularak alınacak karşılık uyarınca işlem yapılır. şeklindedir.
42/son madde ise Bu maddede yazılı gayrimenkullerde husule gelen miktar fazlalıklarında da şartları uygun bulunduğu takdirde 33 üncü madde hükmü uygulanır. hükmünü içermektedir.
5618 s. kanunun 2. maddesinde ise iskanen verilen taşınmazlarda miktar fazlalarının zilyetlerine verilme koşullarını düzenlemektedir.
3402 s. Kanunun Kayıt ve belgelerin kapsamını tayin başlıklı 20. maddesinin D bendinde de Hazinece, özel kanunlar hükümlerine göre değişmez ve genişlemeye müsait olmayan sınırlarla miktar üzerinden satılan, tefviz veya tahsis veya parasız dağıtılan taşınmaz mallarda çıkan fazlalık, taşınmaz malla birlikte satış, tefviz, tahsis ve dağıtım gününden itibaren on yıl geçmiş ise, miktarına bakılmaksızın kayıt sahibi adına tespit edilir. hükmü yer almaktadır.
Anılan kanuni düzenlemeler ve kadastro yasaları tasfiye niteliğinde olup bir defaya mahsus uygulanıp, tutanakların kesinleşmesinden sonra ise Medeni Yasasının hükümleri uygulama alanına girer (İhsan Özmen-Halim Çorbalı, 3402 s. Kadastro Yasası Şerhi 1995 Ankara, s.1322)
Beyanlar hanesinde bulunabilecek kayıtlara ait yukarda belirtilen açıklamalara baktığımızda, gerek Tüzüğün 60. maddesinin mevzuatın öngördüğü hususların beyanlar hanesinde gösterileceği şeklindeki düzenlemesi, gerekse Medeni Yasanın 1012. maddesinin son fıkrasında sözü edilen özel yasa hükümlerinin saklı tutulması hükümleri karşısında, çapa bağlanan taşınmazlarda çıkacak miktar fazlasının Hazineye ilişkin olacağına ait kısıtlamanın tapunun beyanlar hanesinde gösterileceğine ait bir kanuni düzenlemeye rastlanmamaktadır. İncelen kadastro yasalarındaki düzenlemelerde, miktar fazlasının değişken sınırdan kaynaklanmaması halinde 10 yıl geçmekle zilyedi adına tescil olunacağına ilişkindir. Kaldı ki, beyanlar sütunundaki bu belirtmeye rağmen Hazine kanuni süresi içerisinde dava açarak, miktar fazlasının adına tescilini istememiştir. 2613 s. yasada dava için bir süre öngörülmemekle birlikte, 1964 gününde yürürlüğe giren 766 s. tapulama Kanununda 10 senelik hakdüşürücü süre öngörülmüş (m. 31) 3402 s. yasada da aynı düzenleme yer almıştır (12/3). 2613 s. yasadan ve 766 s. yasadan kaynaklanan haklar için 3402 s. Kanunun geçici 4/3. maddesine göre ek bir senelik süre tanınmıştır. Hazine bütün bu süreler içerisinde miktar fazlasının adına tescili için dava açmamıştır. Miktar fazlasının paylı mülkiyete konu edilmeden iskan ve daha sonra kadastro tapusu içerisinde hak sahibi kullanımına terk edilmesindeki amacın, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bu yerlerin 10 yıl kullanılması halinde hak sahibinin mülkiyetine geçeceğinin kabul edilmesi olduğu açıktır.
Yukarıda değinilen açıklamalardan çıkan sonuç ise kanuni dayanağı olmayan bir kaydın beyanlar hanesinde gösterildiği hususudur. Bu durumda, kanuni dayanağı olmayan beyanlar hanesinde belirtilen bu kaydın terkinini, tespit maliki isteyebileceği gibi, taşınmaz üzerindeki kaydı görerek alan sonraki malik dahi isteyebilir. Eldeki davada bu amaçla açılmış olup mahkemece davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacı Osman Vedat Gürkaynak vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, 10.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy