(1136 S. K. m. 164)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.05.2005 tarihinde verilen dilekçe ile men'i müdahale, sınır tespiti ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın yargı yolu bakımından reddine dair verilen 14.09.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, Kuran Köyü Tüzel Kişiliği, davalı Köy ile sınır komşusu olduklarını, davalı köyün Orman Yasasının ilgili maddesinde düzenlenen istihsal ormanlarının kesimi için Orman İdaresine talep dilekçesi verdiğini, davalı Köy ve Orman İdaresinin hukuka aykırı olarak kendilerine ilişkin olan taşınmazlarda bulunan orman ağaçlarını kestiğini, bu durumun 2005/3 D.İş dosyası ile tesbit edilip ihtiyati tedbir konduğunu, davalıların haksız müdahalelerinin men'i ile davalı Köy ile aralarındaki sınırın tespitine ve haksız eylemden doğan 10.000.YTL. tazminatın davalılardan tahsili için dava açmış, mahkemece, davanın mahkemenin görev sahasına girmediği, İdare Mahkemesinin görev alanında kaldığından HUMK. nun 7. maddesi gereğince davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmiş, hükmü, davacı ve davalı köy vekilleri temyiz etmiştir.
1- Köyler arası idari sınırların idari yargı yerinde belirlenmesine dair kanuni bir kural mevcut olmayıp bu konudaki işin Köy Yasası ve İller İdaresi Kanunlarına göre idareye düşen görevler arasında olmakla, münhasıran sınırın adli yargı yerinde belirlenmesi istemi kanuna uygun bulunmadığından davacı vekilinin işin esasına ait temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı Özlü Köyü Tüzel Kişiliği davada vekil ile temsil edilmiştir. HUMK. ve Avukatlık Yasanın ilgili hükümleri gereği davada haksız çıkan tarafa vekille temsil edilen karşı yan yararına Avukatlık Ücretine de hükmetmek gerekir. Davanın reddine karar verildiğine göre vekille temsil edilen davalı Özlü Köyü yararına ücreti vekalet takdiri gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı Köy Tüzel Kişiliği vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle hükmün davalı Özlü Köy yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istem halinde yatırana iadesine, 17.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy