(4342 S. K. m. 3) (3402 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 17.3.2006 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın husumet sebebiyle reddine dair verilen 26.5.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kadastro sırasında ham toprak niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edilen 115 ada 701 parsel s. taşınmazın kısmen tapu iptali tesciline ilişkindir.
Mahkemece, dava eksik hasıma yöneltilerek açıldığından husumet noktasından reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Başlangıçta 115 ada 701 parsel olarak hazine adına tespit ve tescil edilen çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 4342 s. Mera Yasasının uygulaması yapıldığı bu uygulama sırasında komisyonun mera kaynakları arasına aldığı 701 parselin 3402 s. Kadastro Yasasının 16. maddesi hükmünce mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazıldığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten, 4342 s. Mera Yasasının 3. maddesinde yapılan tanıma göre mera, hayvanların otlatılması ve otundan yararlanması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerdir. Özel mülkiyete konu teşkil etmeyen ve kazandırıcı zaman aşımı ile mülk edinmesi olanaksız bu gibi yerler hakkında Mera Yasanın uygulaması yapılıp, bir köye tahsis edilmişse mülkiyet aktarımı için açılacak davalarda Hazine ile birlikte tahsis yapılan köy tüzel kişiliğinin de davalı sıfatı ile davada yer alması gerekir. Başka bir anlatımla, Hazine ve köy tüzel kişiliği arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Somut olayda, 701 parsel s. taşınmaz dava dışı Eren köy, köy tüzel kişiliğine tahsis edildiğine göre zorunlu dava arkadaşlığı olan köy tüzel kişiliğinin davaya dahil edilmesi olanaklı bulunduğu gibi davacıya verilecek uygun bir süre içerisinde köy hakkında dava açması sağlanarak açılacak bu dava ile eldeki davanın birleştirilmesi suretiyle hasım eksikliğinin giderilmesi mümkündür. Mahkemece bu işlemler yapılmadan husumetteki noksanlık sebebiyle davanın reddedilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde yatırana iadesine, 10.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy