(818 S. K. m. 253, 270, 274, 275)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.04.2005 gününde verilen dilekçe ile bono iptal, maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı kiracı, 15.02.2003 günlü sözleşme ile sera olarak kullanılmak üzere kiraladığı yer üzerinde üçüncü şahısların hak iddiasında bulunarak müdahaleleri üzerine kiralananı sözleşmede öngörülen süreden önce tahliye etmek zorunda kaldığını, erken tahliyeden ötürü maddi ve manevi zarara uğradığını, sözleşmenin üçüncü dönemi kira parasına karşılık davalıya 15.02.2005 günlü 10.000.00 YTL. bedelli senet verdiğini, senedin bedelsiz kaldığını, sonuç olarak yaptırdığı delil tespiti ve alınan raporda gözetilmek suretiyle şimdilik 1000 YTL. maddi, 5000 YTL. manevi zararının davalıdan tahsiline, bedelsiz kalan 15.02.2005 vadeli bono sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kiralayan, savunma ve karşı davasında kiralananda üçüncü şahısların hak iddiasında bulunmadığını, kendisinin de davacıyı mecurdan tahliyeye zorlamadığını, davacının iddia ettiğinin aksine kiralananı henüz tahliye etmediğini, Nisan ayında yaptırdığı delil tespitinde bilirkişinin kısmi tahliyenin varlığını tespit ettiğini, mevcut hali ile de mecurda 11.131.92 YTL. zarar saptadığını, kira parasına ilişkin fazla hakları saklı kalmak üzere asıl davanın reddini, açtığı dava tarihine kadar tahakkuk eden 2,500,00 YTL. kira parası alacağı ve saptanan zarar tutarı 11.131.92 YTL.nin davacı ve karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile 15.02.2005 döneminden başlayan kira dilimi için keşidecisi davacı olan 15.02.2005 vade tarihli 10.000,00 YTL. bedelli bonodan dolayı davacının 7.500.00 YTL.'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, 2500 YTL. için açılan davanın reddine, davacının maddi ve manevi istemlerinin de reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 2500YTL. kira alacağı ve 6.407.00 YTL. maddi zarar toplamı 8.907.00 YTL.nin faizi ile birlikte davacı ve karşı davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Yanlar arasında varlığı, içeriği ve imzalar hususunda uyuşmazlık çıkarılmayan 15.02.2003 günlü ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi ticari işletme kirasına, başka bir ifadeyle, hasılat kirasına ilişkindir. Bundan ötürü çekişmenin giderilmesinde Borçlar Kanunu'nun hasılat kirasına dair 270 ve devamı maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Bütün kira ilişkilerinde olduğu gibi hasılat kira ilişkisinde de kiralayanın önemli borcu kiralananı akitteki gayesine uygun kullanılmak üzere kiracıya teslim etmek ve kira süresinde de bu halde bulundurmaktır. Buna karşılık da kiracının kira bedeli adı altında kararlaştırılan ve genellikle de bir miktar para olan ödemeyi yapması gerekir.
Somut olayda; asıl davanın davacısı olan kiracı, mecur üzerinde üçüncü şahısların hak iddiasında bulunduğunu, bu yüzden kiralananı sözleşmedeki amacına uygun kullanamadığını ve erken tahliye etmek zorunda kaldığını ileri sürmüşse de, kiracının Borçlar Kanununun 275. maddesinin yaptığı gönderme sebebiyle 253. maddeye göre kiralayana durumu ihbar etmediği, 08.04.2005 tarihli ihtarnamenin ihbar mükellefiyetini ortadan kaldırıcı nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı ve karşı davalı kiracı, ihbar borcunu yerine getirmediğinden kiralayandan tazminat isteyemeyeceği gibi kiralayan kiralananı sözleşmeye uygun kullanmaya hazır bulundurdukça kira parasının tamamını ödemekle de yükümlüdür. Mahkemece, bu olgu gözetilmek suretiyle kiracının maddi ve manevi tazminat isteminin reddedilmesinde yasaya aykırılık yoktur.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, davacı kiracı ile karşı davcı kiralayanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında 15.02.2005 vadeli 10.000.00 YTL. bedelli bononun süresi 3 yıl olan kira döneminin son dilimi yıllık kira parasına karşılık keşide edildiği çekişmeli değildir. Mahkemece, senedin 2500 YTL. kısmının 3 aylık kira parası karşılığı olduğu kabul edilerek davacı kiracının bu miktara ilişkin menfi tespit davası reddedilmiştir. Bu hükmün sonucu olarak davalı kiralayanın bonoyu icra takibine konu yaparak kira parasını tahsil edeceği ortada iken, karşı davada da aynı döneme ilişkin kira parası tahsiline hüküm kurulması mükerrer tahsilata neden olacağından davacı kiracının hükmün bu bölümüne ilişkin temyiz itirazı yerindedir. Karar açıklanan nedenle davacı ve karşı davalı kiracı yararına bozulmalıdır.
3- Yukarıdaki bölümde sözü edildiği üzere davacı kiracı kiralanana üçüncü kişilerin müdahale ettiklerini, bu yüzden kiralananı akit dairesinde kullanamadığını ve erken tahliye etmek zorunda kaldığını kanıtlayamamıştır. Davalı ve karşı davacı kiralayan ise, kiralananı akit dairesinde kiracının kullanmasına hazır bulundurduğundan Borçlar Kanunu'nun 274. maddesi hükmünce sözleşme dönemindeki kira parasını kiracıdan isteyebilir. Kira süresi 15.02.2006 tarihinde hitam bulmaktadır. Kiracı ise, kiralananı Nisan 2005 tarihinde iradesiyle terk etmiştir. Bu durumda mahkemece, mecurun hayatın olağan akışına göre, kiralayan tarafından üçüncü bir şahsa ne kadar sürede kiraya verebileceği olayın seyrine uygun hesaplattırılmalı, davacı ve karşı davalı kiracının bu süre dahilinde de kira ödemek zorunda kaldığı kabul edilerek gerek asıl dava, gerek karşı dava sonucuna uygun hükme bağlanmalıdır. Mahkemece, bu yönünde göz ardı edilmesi doğru olmadığından karar açıklanan nedenle davalı ve karşı davacı kiralayan yararına bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bent uyarınca davacı ve karşı davalı kiracı, 3.bent gereğince de, davalı ve karşı davacı kiracı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 06.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy