(1086 S. K. m. 8, 437) (7201 S. K. m. 22)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.02.2005 tarihinde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı Neşet Çelik hakkında açılan davanın reddine, sair davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen 14.02.2006 tarihli hükmün Yargıtayca tetkiki davalı Müslüm, Kadir ve Salih Çelik tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, miras bırakanları Endam Yaman'dan kendilerine intikal eden 1 parsel s. taşınmazda bulunan üç katlı binaya davalıların elattıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş;
Hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar davalılar hükmü HUMK. nun 437. maddesinde ön görülen sekiz günlük kanuni süreden sonra temyiz etmişler ise de; 7201 s. Tebligat Yasasının 19.3.2003 gün 4829 s. kanun ile değişik 22. maddesi uyarınca kendisine tebligat yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması gerekir hükmü öngörülmüştür. Kararın tebliğ edildiği Endam Çelik 21.6.1989 doğumlu olup, tebligat gününde onsekiz yaşından küçük olduğundan hükmün usulüne uygun tebliğ edildiğinin kabulüne olanak yoktur. Öğrenme gününe göre hükmün süresinde temyiz edildiği kabul olunarak temyiz isteğinin incelenmesine geçildi.
Mal varlığına ait davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 5219 s. Kanun ile değişik 8/1 maddesi uyarınca dava gününde beş milyar lirayı geçmeyen davalara bakmakla görevlidir. Görev kuralları kamu düzenine ait olup, mahkeme hakiminin yargılamanın her safhasında kendiliğinden nazara alması gerekir. Davanın açıldığı 16.2.2005 gününde Mersin ilinde ve üzerinde üç katlı bina bulunan taşınmazın beş milyar liranın altında olduğunu kabul etmek hayatın olağan akışına uygun düşmez. Davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına gireceği gözetilmeden ve kamu düzenine ait harç kaybına da neden olacak biçimde işin esasına girilerek istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istem halinde yatırana iadesine, 01.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy