(1086 S. K. m. 8) (YHGK. 29.03.2006 T. 2006/14-91 E. 2006/115 K.)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 1.10.2001 tarihinde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 15.12.2006 tarihli hükmün Yargıtayca tetkiki davalı Y. tarafından duruşmalı istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin pul bedeli bulunmadığından reddine karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle 1.10.2001 gününde Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmıştır.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalılardan Y. G. temyiz etmiştir.
Davada 30.1.1978 tarihli biçimine uygun düzenlenen taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanılmıştır. Gerçekten bu sözleşmede satımı vaad edilen miras payının değeri 25.000 TL gösterilmiştir. Sözleşmedeki değere göre davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği açık-seçiktir. Ne var ki, mahkemenin görevini sözleşmede yazılan değer itibariyle belirlenmesine ait Dairemiz görüşünde değişiklik olmuş ve görevin davanın açıldığı gündeki değerin keşfen belirlenmesi gerektiği görüşü Yüksek Hukuk Genel Kurulu'nun 29.3.2006 tarih ve 2006/14-91-115 s. ve benzeri kararları ile de benimsenmiştir. Dairemizin Hukuk Genel Kurulu'nca da kabul edilen yerleşik içtihatlarına göre taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalarda görev davanın açıldığı tarihteki dava konusunun değerine göre tayin edilmelidir. Açıklanan bu sebeple mahkemenin Dairemize ilişkin önceki ilamlarda yazılan gerekçe ile görevli mahkemenin sözleşmedeki değere bakılarak tayin edileceği düşüncesi doğru olmamıştır.
Diğer taraftan, mahkemece davanın açıldığı tarihte satışa konu miras payının değeri 800.00 YTL olarak saptanmıştır. Ancak, bu tarihte Sulh Hukuk Mahkemeleri HUMK.nun 8. maddesi hükmünce 400.00 YTL.'ye kadar olan davaları görmekle görevlidir. Sulh Hukuk Mahkemelerinin para ile ölçülebilen mamelek hukukundan kaynaklanan davalar veya alacak davalarındaki görev sınırı daha sonraki kanun değişikliği ile 400.00 YTL.nin üzerine çıkarılmış olsa dahi önceki Kanun döneminde belirlenen düzenleme ile konulan göreve ait kuralları etkilemez. Hal böyle olunca; mahkemenin kamu düzeninden olan ve resen gözetilmesi zorunlu göreve ait dava tarihindeki kuralları gözeterek dava dilekçesinin görev noktasından reddi yerine çekişmenin esasını inceleyerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istem halinde yatırana iadesine, 08.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy