(818 S. K. m. 74)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.4.2006 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.2.2007 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, yükleniciden kazanılan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, istek red edilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davalılar arasında biçimine uygun düzenlenmiş 28.6.2005 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunduğu, anılan sözleşme uyarınca dava konusu 5 numaralı mesken niteliğindeki bağımsız bölümün davalı yüklenici S. K.'a bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı ile davalı yüklenici arasında düzenlenen 16.09.2005 tarihli taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden ise 5 numaralı bağımsız bölümün 5000 YTL ve 3758 ada 7 parselde yapılacak inşaatın mimari projesinin davacı yanca çizilmesi karşılığı satışının vaad edildiği görülmektedir. Davacı, davalı yüklenici ile dava dışı arsa sahipleri arasında yapılan arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi 16.09.2005 tarihli taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinde bu sözleşme hükümlerine gönderme de yapılmamıştır. Dolayısıyla, 23.06.2005 tarihli sözleşme hükümleri tarafları bakımından hüküm ve sonuç meydana getireceğinden, ruhsat alınması için kararlaştırılan süre o sözleşmenin tarafı olmayan davacıyı bağlamaz. Kaldı ki, 16.09.2005 tarihli sözleşmede davacının çizimini üstlendiği proje için bir süre de öngörülmemiştir. Borçlar Yasasının 74. maddesi gereğince yanlar ifa için süre kararlaştırılmamışsa borcun hemen ifa ve derhal icrası alacaklı tarafından talep edilerek borçlu temerrüde düşürülmeden borçlu temerrüdünden bahsedilemez. Tüm bunların dışında ilgili odalardan alınan yanıta göre davacı tarafından çizilen projenin kabul görerek işlem dosyasına alındığı da sabittir. 16.09.2005 tarihli sözleşmenin bedel koşulunu yerine getiren davacı davalı yükleniciden sözleşmenin karşı edimin olan mülkiyet aktarımını isteyebileceğinden delillerin açıklanan doğrultuda değerlendirilerek sonucuna uygun bir hüküm kurulması yerine istemin somut olaya uygun düşmeyen bazı gerekçelerle reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 18.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy