(775 S. K. m. 4) (4706 S. K. m. 5)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davacı Vakıflar İdaresi vekili tarafından Aysel Doğangün aleyhine 27.01.2000 ve 15.11.2000 tarihinde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi, kal ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, birleştirilen müdahalenin önlenmesi ve kal davasının açılmamış sayılmasına, ecrimisil davasının reddine dair verilen 13.02.2007 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Eyüp Belediyesi vekili ve davalı davacı Vakıflar İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, mülga Alibeyköy Belediyesinin içerisinde Vakıflar idaresine ilişkin arazilerin de bulunduğu bir bölgeyi gecekondu ıslah bölgesi ilan ederek davalı Vakıflara ilişkin taşınmazlar için 775 s. Gecekondu Kanununa göre kıymet takdiri yapıp, takdir edilen bedeli Vakıflar idaresine bildirdiğini ve gecekondu ıslah bölgesinde bulunan taşınmazların parsellendiğini, 1973 yılında bayii olan davalıya tahsis edildiğini, taşınmazın bedelinin de Belediye tarafından tahsil edildiğini taşınmazı satış vaadi sözleşmesiyle temlik aldığını ve üzerinde yapısı bulunduğunu ileri sürerek kaydının iptali ve adına tescilini istemiştir.
Davalı Vakıflar idaresi, dava konusu taşınmazın maliki olduğunu, kamulaştırma işleminin tekemmül etmediğini, Belediye tarafından yapılan tahsis işleminin de kendilerini bağlamayacağını, davanın reddini, yapının kal'i suretiyle elatmanın önlenmesini ve ecrimisil ödetilmesini istemiş, yargılamanın devamı sırasında elatmanın önlenmesi ve kal istemlerini atiye terk etmiştir.
Davalılardan Eyüp Belediyesi, taşınmazların bulunduğu yöredeki hukuki durumun 775 s. Gecekondu Yasasının 4. maddesi hükmünce Vakıflar idaresi ile görüşülerek değerlendirileceğini, anlaşma olursa ve davacı da malik durumunu kanıtlarsa davaya karşı koymadıklarını, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ise tapulu taşınmazlardaki satışın biçim koşuluna uygun yapılması gerektiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 775 s. Gecekondu Kanununa uygun bir devir işlemi bulunduğu gibi taşınmazın tapu kaydı davalı Eyüp Belediyesine geçtiğinden bedel davacı tarafından daha önce ödendiğinden dava kabul edilerek taşınmazın Belediye adına olan kaydının iptali ile davacı adına tesciline, İstanbul Büyükşehir Belediyesiyle satıcı olan davalı aleyhindeki davanın husumet noktasından reddine karar verilmiştir.
Hükmü davalı Eyüp Belediyesi ile Vakıflar idaresi temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama, toplanan delillere ve bütün dosya içeriğiyle taşınmazın Vakıflar idaresi adına olan tapu kaydının kamulaştırmayla Hazineye onun da 4706 S. Yasa uyarınca devir işlemiyle Eyüp Belediyesine geçmesi sebebiyle ecrimisil istemine yönelik birleştirilen davadaki talebin reddedilmiş olmasında kanuna aykırılık bulunmamasına göre Vakıflar idaresinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davalılardan Eyüp Belediyesinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; taşınmazın kayıt maliki olan Silahtar Abdullah Ağa Vakfının mülhak Vakıflardan iken son mütevellisinin ölümünden sonra başvuru olmaması ve Vakfın kanuni ya da fiili bir hayır hizmeti kalmadığından mazbut Vakıflar arasına alındığı, mülhak vakıf statüsünde iken çekişmeli taşınmazın mülga Alibeyköy Belediyesince ilan edilen Gecekondu Önleme Bölgesi içinde bırakıldığı, taşınmaz değerlerinin bankaya yatırıldığı, idarenin yatırılan paraya vaziyet ettiği, dava konusu parsellerin ifraz suretiyle meydana getirildiği görülmektedir.
Davada iki ayrı hukuki nedene dayanılmıştır. Bunlardan ilki 775 s. Gecekondu Yasasının 4. maddesi, diğeri ise kamulaştırma işleminin varlığıdır.
Gerçekten, 775 s. Gecekondu Yasasının 4. maddesi gecekonduların ıslah, tasfiye ve önleme bölgeleri içerisinde bulunan binalı ve binasız vakıf taşınmaz mallardan 3. maddenin 2.fıkrası kapsamı dışında kalanlar bu kanunda belirtilen amaçlarda kullanılmak üzere aşağıdaki şartlarla ve genel hükümlere göre bedeli ödenmek suretiyle ilgili belediyelerin mülkiyetine geçer hükmünü içermektedir. Anılan maddenin (a) fıkrası arazi ve arsaların bedeli bulunduğu şehir, kasaba ve bölgenin özellikleri, yapılmış ve yapılacak kamu hizmet ve tesislerinin durumu ve diğer hususlarda göz önünde bulundurularak ilgili belediye ve Vakıflar idaresi arasında anlaşma yoluyla tesbit edilir. (b) bendi bu arazi ve arsalar üzerinde Vakıflar idaresine ilişkin herhangi bir yapı bulunduğu takdirde bu yapının bedeli ayrıca hesaba katılır (c) bendi ise bedele ilişkin anlaşmazlıklar mahalli Asliye Hukuk Mahkemelerince basit muhakeme usulüyle hallolunur şeklindedir. Görülüyor ki, 775 s. Gecekondu Yasasının 4. maddesi gecekondu önleme bölgeleri içerisindeki taşınmaz malların ilgili belediyeye devrinde bazı şekiller aramış, özellikle devrin tarafların anlaşmasıyla yapılacağını öngörmüştür. Oysa, ne mülga Alibeyköy Belediyesi ne de Eyüp Belediyesinin davalı Vakıflar idaresiyle yaptığı bir devir sözleşmesi mevcut değildir.
Öte yandan, kamulaştırma yapıldığı yolundaki iddia da kanıtlanmamıştır. Çünkü, kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığı bir vaka olarak Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 29.05.2002 gün ve 6029-6914 s. ilamıyla saptanmış, tüm bunların dışında Dairemizce yapılan bu saptamalara Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 6.7.2004 gün 5350-8296 s. ilamında da değinilmiştir. Anılan ilam kesin delil olarak kuşkusuz Dairemizi de bağlayacaktır.
Görülüyor ki, davacının mülga Alibeyköy Belediyesi ve dolayısıyla Eyüp Belediyesinin 775 S. Kanunun 4. maddesine dayanarak yaptığı işlemler ile kamulaştırma işlemlerine dayanması olanağı bulunmamaktadır. Bunun sonucu olarak da davacı belediyenin tahsis işlemi ve tahsis yapılan kişinin kendisine yaptığı satış vaadi sözleşmesinin sonuçlarından yararlanamaz. Zira, her iki işlemin de kanuna uygun tekemmül etmediği yukarda sözü edilen kesinleşmiş yargı kararları ile sabittir. Ancak;
Yine dosyada ve temyiz incelemesi aynı tarih yapılan emsal dosyalarda yer alan bilgi ve belgelerden, dava gününden sonra dava konusu taşınmazın da bulunduğu gecekondu önleme bölgesindeki davalı Vakıflar idaresine ilişkin taşınmazların dava dışı Hazine tarafından kamulaştırıldığı, kamulaştırma işleminden sonra da 05.07.2006 tarihli protokol başlıklı belge çerçevesinde taşınmazın davalılardan Eyüp Belediyesine devredildiği ve Belediye adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Belediye adına tescilin dayanağı 4706 S. Hazineye İlişkin Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Yasanın 5. maddesidir. Anılan hükme göre Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde olup, Bakanlıkça tesbit edilen Hazineye ilişkin taşınmazlardan 31.12.2000 gününden önce üzerinde yapılanma olanlar; öncelikle yapı sahipleriyle bunların yasal veya akti haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilir. Bu biçimde devredilen taşınmazlar haczedilemez ve üzerinde 3. kişiler lehine herhangi bir sınırlı ayni hak tesis edilemez. Bu taşınmazlar belediyelerce öncelikle talepleri üzerine yapı sahipleriyle bunların yasal veya akti haleflerine rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedeli en az dörtte bir peşin ödenmek üzere 3 yıla kadar taksitlendirilebilir. Taksit tutarlarına yasal faiz oranının yarısı uygulanır. Taksitle satışa esas bedel ile taksit süresi ve sayısını belirlemeye belediyeler yetkilidir. Öte yandan, Eyüp Belediyesiyle Hazine arasındaki 05.07.2006 günlü protokol başlıklı devir sözleşmesinin 4. maddesinde de devrin yapı sahiplerine rayiç bedel üzerinden satılmak koşuluyla yapıldığı yazılıdır.
Yapılan tüm bu açıklamalardan sonra, davacı her ne kadar başlangıçtaki Alibeyköy Belediyesinin 775 s. Gecekondu Yasasının 4. maddesine göre yaptığı çalışma sonuçlarından ve tekemmül etmediği hükmen saptanan kamulaştırma işlemlerine dayanamaz ve yararlanamaz ise de, dava dışı Hazinenin kayıt maliki Vakıflar idaresine karşı kamulaştırma işlemi ve bunun sonucu olarak da 4706 S. Yasaya göre davalılardan Eyüp Belediyesine yaptığı devir işleminden anılan kanunun 5. maddesi ve 05.07.2006 günlü protokol çerçevesinde yararlanabileceğinden, mahkemece yapılması gereken iş; keşif suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava konusu taşınmazın rayiç bedelini belirlemek, 4706 S. Yasanın 5. maddesi uyarınca işlem yapmak üzere davacıya uygun bir mehil vermek, bunun sonucuna göre davacının mülkiyet nakli devrine ait istemi hakkında karar vermek olmalıdır.
Mahkemece, davanın görüldüğü sırada Hazine ile Vakıflar idaresi arasındaki işlem sonuçları ve Hazinenin 4706 S. Yasaya göre davalılardan Eyüp Belediyesine yaptığı devir işlemi ve bu devrin dayanağı olan protokol hükümleri ile davacının tekemmül etmeyen ve hukuken hüküm ve sonuç doğurmayacak işlemlerden yararlanma olanağı bulunmadığı olgusu bir yana bırakılarak dava yazılı olduğu biçimde kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda 2.bentde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 1.bent uyarınca Vakıflar idaresinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin yatırılan harcın istem halinde yatırana iadesine, 21.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy