(1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.09.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 26.11.1992 tarih ve 36651 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesine dayanarak 537 parsel numaralı taşınmazın 214 m2 lik bir bölümünü akit tarihinde parselin paydaşlarından olan Yakup Ayvaz'dan satın aldığını, bu bölüm üzerinde yapılmakta olan binayı da tamamlayarak oturmakta bulunduğunu, satış vaadi sözleşmesi satıcısı Y.. A..'ın parselde sahip bulunduğu 522/1838 payına mahsuben elinde tuttuğu bölümün diğer kısmını ise davalı Ayşe Çilingir'e satılması sırasında o tarihte imar hududu dışında bulunan taşınmaz bakımından payların küçültülerek parçalanmasına hukuken olanak bulunmadığı nedeniyle A.. Ç..'in satıcı Y.. A.. payının tamamının A.. Ç..'e ancak G.. E..'ya sözleşme ile satışı vaat edilen bölümün imar yasası uygulaması ile ifrazen ya da paylı olarak geçirilmesinin uygun hale gelmesinde A.. Ç..'in kabul etmesi halinde verilebileceğinin duyurulması üzerine A..'nin bu yolda gelişen ve açıklanan iradesiyle 537 parsel üzerindeki Yakup A..'a ait payın tamamının temlikinin yapıldığını, uyuşmazlık konusu paya ait parselin imar hudutlarına alınması ve böylece imar uygulamasına tabi tutulması sonucu 34 ve 35 parsel olmak üzere iki ayrı parsele bölündüğünü ve bunlardan 35 parsel numarası olanın üzerinde davacıya ait bulunan binanın yer aldığını ve bu parselin imar uygulaması ile oluşan tapusuna göre 2377/2400 payının A.. Ç.. adına, 23/2400 payının ise davacı adına kayıtlandığını bildirerek bu parselin önceden verilen söze göre A.. Ç.. tarafından kendisine temlikinin yapılması gerektiğini ileri sürerek 35 parsel üzerinde davalı adına olan payın 1401/2400 payının iptali ile kendi adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulü ile 1899 ada 35 nolu parselde davalı adına olan 2377/2400 payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağı bendin dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Hakim; HUMK'nın 74. maddesi olan her iki tarafın iddia ve müdafaaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez kuralına bağlı biçimde hüküm kurmalıdır.
Somut olayda; davacı 35 parsel üzerinde davalı adına olan payın 1401/2400 payının iptali ile kendi adına tescilini istemesine rağmen mahkemece talep aşılarak davalının taşınmazdaki 2377/2400 payının iptali ile davacı adına tesciline hükmedilmesi, HUMK 74. maddesindeki taleple bağlılık ilkesine göre doğru görülmemiş bu yönüyle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy