(4721 S. K. m. 693)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.04.2007 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; el atmanın önlenmesi isteminin reddine, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne dair verilen 17.06.2008 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, paydaşı olduğu 44712 ada 14 parsel sayılı taşınmaza davalının el attığını ileri sürerek el atmanın önlenmesi ile 1000.00.-YTL ecrimisil istemiştir.
Davalı, taşınmazı kiralamak suretiyle gaz istasyonu olarak kullandığını, taşınmazın işgal edildiğinin anlaşılması halinde ise bunun bedelini ödemeye hazır olduklarını savunmuştur.
Mahkemece, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne, tahliye isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davacının sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2- Uyuşmazlık 44712 ada 14 parsele ilişkindir. 4055 metrekare yüzölçümünde-ki bu taşınmazda davacı 282/4055 paya sahip olup, bunun dışındaki paylara dava dışı kişiler maliktir. Kısaca ifade etmek gerekirse, taşınmaz paylı mülkiyet rejimine tabi bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 693/3 maddesi uyarınca paydaşlardan her biri, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir. El atmanın önlenmesi istemi taşınmazı koruma amaçlı olduğundan davacının tek başına eldeki davayı dava açma olanağının bulunduğunun kabulü gerekir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan uzman bilirkişi raporu ile davalı şirket tarafından işletilen gaz istasyonunun davacının paydaşı olduğu 44712 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 760 metrekarelik kesimine tecavüzlü olduğu anlaşılmıştır. Davalı, çekişmeli yeri kiralamak suretiyle kullandığını savunmuş ise de, bu savunmasını usulünce kanıtlayamamıştır. Az yukarıda açıklandığı gibi paydaş olan davacının ortak menfaatlerin korunması amacını güden el atmanın önlenmesi davasını tek başına açabileceğinden el atmanın önlenmesi isteminin hüküm altına alınması gerekirken gerekçesi de açıklanmadan bu istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 21.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy