(4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 213)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar; 283 ada 27 ve 28 parsellerin tevhidi sonucu 42 parsel sayısını alan taşınmaz üzerine bina yapılmak üzere davalılar ve mirasbırakanı ile dava dışı yükleniciler Nazmi ve Tülay arasında 06.12.1989 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi olduğunu, taşınmaz üzerine 8 adet bağımsız bölüm yapılmasının kararlaştırıldığını, bunlardan sağ tarafta olanların arsa sahiplerine, sol tarafta olanların ise yüklenicilere bırakıldığını, arsa sahibine bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümlerin arsa sahipleri arasında paylaşıldığını, bunlardan 1 numaralı olanın 1/2 payını bir kısım davalılar mirasbırakanı Ali'ye, 1/2 payının ise arsa sahiplerinden Ümit'e bırakıldığını, Ali'nin biçimine uygun düzenlenen 15.03.1991 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile tapudaki 3/24 payını dava dışı Suphi'ye, bunun da 23.01.1992 günlü temliknameyle davacılardan Fuat'a temlik ettiğini, 1 numaralı bağımsız bölümün paylaşma sonucu 1/2 payının maliki olan Ümit'in payını mirasçılarının 24.05.1993 günlü harici sözleşmeyle davacılardan Sami'ye sattığını, böylelikle 1 numaralı bağımsız bölüme 1/2 oranında davacı Fuat'ın, 1/2 oranında da davacı Sami'nin malik olduklarını, yüklenicilere bırakılan 2 numaralı bağımsız bölüme 1/2 oranında yüklenici Nazmi'nin, 1/2 oranında ise yüklenici Tülay'ın malik olduklarını, yüklenici Tülay'ın 1/2 payını adiyen davacılardan Fuat'a, Nazmi'nin ise 20.03.1993 tarihli sözleşme ile davacı Sami'yeye temlik ettiklerini, 2 numaralı bağımsız bölüme de 1/2 oranında davacı Sami, 1/2 oranında da davacı Fuat'ın malik olduklarını, davacı Fuat'la Sami'nin trampa işlemi yaptıklarını, yapılan bu işlem sonucunda 1 numaralı bağımsız bölümün müstakilen Sami'ye, 2 numaralı olanın da Fuat'a bırakıldığını, böylelikle mülkiyet hakkı kazandıkları taşınmazların adlarına ayrı ayrı tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, 1 numaralı bağımsız bölüme karşılık gelen 1/8 arsa payının davacı Sami, 2 numaralı bağımsız bölüme karşılık gelen 1/8 payın da davacı Fuat adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
Gerçekten, dava dışı yükleniciler Nazmi ve Tülay ile davalı arsa sahipleri arasında 06.12.1989 günlü biçimine uygun düzenlenmiş arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşme uyarınca 283 ada 27 ve 28 parsellerin tevhidi sonucu 42 parsel sayısını alan taşınmaz üzerine 8 adet bağımsız bölüm yapılması, bunlardan binanın sağ tarafında yer alacak 1, 3, 5 ve 7 numaralı olanların arsa sahiplerine, sol tarafından yer alacak 2, 4, 6 ve 8 numaralı olanların ise yüklenicilere bırakılması kararlaştırılmıştır. Taşınmaz halen 42 parsel sayısı ile ve arsa niteliğinde 6/24 payı Şefika Direflioğlu, 3/24'er payı ise Selma, Ali, Mehmet, Selva, Yüksel ve Ümit adlarına kayıtlıdır. Yapıda kat irtifakı kurulmamış, bağımsız bölüm numaraları belirlenmemiştir. 24.01.1990 tarihli arsa sahiplerinin imzalarını taşıyan protokol başlıklı belgeden arsa sahiplerinin kendilerine isabet edecek bağımsız bölümleri paylaştığı yapıdaki 1 numaralı bağımsız bölüm olarak adlandırılan yerin paylaşımı sonucu 1/2 hissesinin arsa sahiplerinden Ali'ye, 1/2 hissesinin ise Ümit'e bırakılmasının kararlaştırıldığı, arsa sahibi Ali'nin 15.03.1991 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 42 parseldeki 3/24 payını dava dışı Suphi'ye satışını vaat ettiği, bu kişinin de 23.01.1992 günlü temlik sözleşmesi ile 1/2 payı davacı Fuat'a temlik ettiği görülmektedir. 1 numaralı bağımsız bölümdeki Ümit payı mirasçıları tarafından 24.05.1993 günlü adi yazılı sözleşmeyle davacılardan Sami'ye satılmıştır. Dava konusu yapılan ve 06.12.1989 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesiyle yüklenicilere bırakılması kararlaştırılan 2 numaralı bağımsız bölümdeki 1/2 pay yüklenici Nazmi tarafından adi yazılı sözleşmeyle davacı Sami'ye, 1/2 pay ise 20.03.1993 tarihli adi yazılı sözleşmeyle diğer davacı Fuat'a temlik edilmiştir. Davacılar arasında 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerdeki payların trampası konusunda adi yazılı da olsa yapılmış bir sözleşme bulunmamaktadır.
Her ne kadar, dava dışı yüklenici Nazmi'nin 24.05.1993 günlü adi yazılı sözleşmeyle 1/2 payı davacı Sami'ye temlik ettiği iddia edilmiş ise de, bu sözleşmede 2 numaralı bağımsız bölümün temlik edildiğine dair bir beyan yoktur. Dolayısıyla, davacı Sami, yüklenici Nazmi'nin yaptığı temlik işlemine dayanamaz. 20.03.1993 tarihli yüklenicilerden Tülay'ın davacı Fuat'a yaptığı adi yazılı temlik işlemi ise, 2 numaralı bağımsız bölüme değil, 1 numaralı bölüme ilişkindir. Dolayısıyla, 2 numaralı bağımsız bölüme karşılık gelen yükleniciler payının davacılara temlik edildiği kanıtlanmamıştır.
Diğer taraftan, paylaşma sonucu 1 numaralı bağımsız bölüme 1/2 oranında malik olduğu iddia edilen arsa sahiplerinden Ümit taşınmazda paylı maliktir. Tapulu bir taşınmazın satışı Türk Medeni Kanununun 706 ve Borçlar Kanununun 213. maddeleri hükmünce resmi şekilde yapılması zorunlu işlemlerden olduğundan Ümit mirasçılarının 24.05.1993 tarihindeki davacı Sami'ye yaptıkları harici satışa da yer verilemez. Ancak, davacılardan Fuat kayıtta 3/24 pay maliki Ali'nin bu payını 15.03.1991 günlü sözleşme ile dava dışı Suphi'ye satışını vaat ettiğini, bu kişinin de temlik yoluyla aynı payı kendisine sattığını ileri sürüldüğünden 15.03.1991 ve 23.01.1992 günlü sözleşmeler hüküm ve sonuç meydana getirir.
Bütün bu açıklamalardan sonra mahkemece yapılması gereken iş, 283 ada 42 parseldeki kayıt maliklerinden Ali Direfoğlu'na ait 3/24 payın taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin temliken alacaklısı olan davacılardan Fuat adına tesciline karar vermek davacı Sami'nin davasını bütünüyle, davacı Fuat'ın davasını ise kısmen reddetmek olmalıdır.
Deyinilen yönler göz ardı edilerek davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 04.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy