(4721 S. K. m. 683, 795, 803)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.04.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, intifa hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, lehine intifa hakkı bulunan Zeytinburnu İlçesi, Nuripaşa Mahallesi 2835 ada 192 parsel sayılı Kagir Apartmanın 11 nolu bağımsız bölüme davalının müdahalesinin önlenmesini ve haksız işgal nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2.500,00 YTL tazminatın tahsilini istemiştir.
Mahkemece, tazminat isteminin kabulüne, elatmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince;
a) Türk Medeni Kanununun 795. maddesi uyarınca intifa hakları tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Aynı yasanın 803. maddesi uyarınca da intifa hakkı sahibi, hakkın konusu olan malı zilyetliğinde bulundurma, yönetme, kullanma ve ondan yararlanma hakkına sahip olup, bu haklarını akidine karşı ileri sürebileceği gibi üçüncü kişilere karşı da ileri sürebilir. Başka bir anlatımla, intifa hakkı; başkasına ait bir eşya, hak veya mal varlığı üzerinde belirli bir kişiye tam olarak yararlanma olanağını sağlayan bir irtifak türü olup, intifa hakkı sahibinin eşya üzerinde oluşan saldırının kaldırılmasını istemesi olanaklıdır.
Somut olaya gelince; dava dışı Ali maliki olduğu dönemde dava konusu taşınmazda davacı yararına 08.02.1990 tarihinde tesis edilmiş intifa hakkı tapu kütüğüne tescil edilmiş ve davacı sınırlı aynı hak kazanmış bulunduğundan bu hakkını Türk Medeni Kanunu'nun 803. maddesi uyarınca intifa hakkı kurulmasından sonra çıplak mülkiyeti 11.01.2007 tarihinde satın alan davalıya karşı ileri sürebilir. Davacı da yasal hakkını kullanarak taşınmaza davalı tarafından müdahalenin önlenmesini ve haksız elatılan döneme ait tazminatın tahsilini istemiştir. Yerel mahkemece, davalının taşınmazın kuru mülkiyetinin kayden sahibi olduğu ve ecrimisile hükmedildiğinden ve intifa hakkının ecrimisil ile karşılanmış olması nedeniyle elatmanın önlenmesi talebinin reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
b) Davacı dava dilekçesinde, haksız işgal tazminatının işgal tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiştir. Yerel mahkemece hükmedilen tazminat miktarına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Haksız işgal tazminatına yürütülecek faizin tahakkuk eden dönem sonu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yukarıda açıklanan şekilde karar verilmiş olması da bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2a ve b bentlerinde açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 01.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy