(4721 S. K. m. 747)
Dava ve Karar: Davacı tarafından, davalılar aleyhine 07.08.2006 tarihinde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.09.2007 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Ahmet Tiken vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Ülkemizde arazi düzenlemesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyacı veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Somut olayda, davacı tapu ile malik olduğu 1029 parselin genel yola ulaşabilmesi için geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Kadastro haritasında 1029 parselin kuzeyinde anayola ulaşan 1,5 metre eninde patika yol mevcuttur. Böylece davacı parselinin nisbi geçit ihtiyacı içinde olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece sair seçenekler de değerlendirilerek patika yolun her iki tarafından 0.75 metre eninde geçit hakkı kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalılardan Ahmet Tiken vekili temyiz etmiştir.
Mahkemenin kabulüne göre, krokide gösterilen 1,5 metre enindeki patika yolun her iki tarafından 0.75 metre eninde geçit hakkı kurularak kadastrol yolun arada kaldığı görülmektedir. Bu biçimde kadastrodaki patika yolun arada kaybedilerek yalnızca davacının kullanılmasına özgülendirilmesi doğru olmamıştır. Nisbi geçit ihtiyacı bulunan davacı taşınmazı için fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi dikkate alınarak bir yönden yeterli miktarda geçit hakkı kurularak, infazda tereddüt yaratmayacak biçimde hüküm kurulması gerekir.
Kabule göre de, depo edilen geçit bedelinin hükümde hangi parsel malikine ne miktarda ödeme yapılacağı açıkça gösterilerek hüküm kurulması gerekirken, ödemede zorluk çıkaracak biçimde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde yatırana iadesine, 25.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy