(4077 S. K. m. 3, 23)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.12.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa alacak, 18.10.2007 tarihli karşı dava ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 7.2.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı şirket adi yazılı tarihsiz sözleşme ile davalı adına temlik ve tescil edilen taşınmazlara karşılık davalının devretmesi gereken araç trafik kaydını devretmediğini, bedelinin 8000 lira olduğunu, 29 ve 32 numaralı bağımsız bölümlerin iadesini, olmadığı takdirde 8000 lira araç bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuş karşı davasında geç teslimden kaynaklanan gecikme tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece çekişmenin tüketici mahkemesinde değil asliye hukuk mahkemesinde giderilmesi gerektiğinden söz edilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3. maddesi (c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Dava konusu taşınmaz konut niteliğindedir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici: bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı: kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23. maddesi hükmüne göre de, bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü itilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda da; davacı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi ticari şirkettir. Ticari şirketlerde aslolan her türlü işlemin ticari işletme ile ilgili yapılmış olmasıdır. Kısaca, ticari şirketin tüketici sıfatı ile işlem yapmasına olanak bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemenin görevsizlik kararı vermiş olması yasaya uygundur.
Sonuç: Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 30.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy