MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.12.2007 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu 3414, 3499, 3393, 3252, 3497 parsel sayılı taşınmazlarda murisinin adının “...” yazıldığını murisi “...” ile tapu kayıt malikinin aynı kişi olduklarının tespitini ve bu dava ile birleşen 2008/218 E sayılı dosyası ile davacıların murisleri ...’in (...) 3331 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “... kızı ...”, veraset ilamında ise ... ... ve ...'den olma ... olarak yazıldığını beyan ederek ... kızı ... ile ... ... ve ...'den olma ...'ın aynı kişi olduklarının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin 3331 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz itirazlarına gelince:
Dava, Medeni Kanunu'nun 1027. maddesi gereğince tapuda isim düzeltilmesi istemine ilişkindir. Tapu kayıtlarının düzgün tutulmasında kamu yararı bulunup, kamu düzenine ilişkin kayıt düzeltme davalarında mülkiyet nakline meydan vermemek için tapu maliki ile adının düzeltilmesi istenen kişinin aynı şahıs olup olmadığının saptanması gerekir. Eldeki davada mahkemece yeteri kadar araştırma yapılmadan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, kaydında düzeltme yapılması istenen 3331 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağı getirtilmemiş, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı nüfus Müdürlüğünden araştırılmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken taşınmazın kayıt maliki adına tesciline dair tüm dayanak belgeler getirtilmeli, , düzeltilmesi istenen kimlik bilgisine sahip bir başka kişi bulunup bulunmadığı Nüfus Müdürlüğünden sorulmalı, aynı kimlik bilgisine sahip kişi var ise bu kişi, taşınmazı ve maliklerini bilen tanıklar dinlenmeli, tüm deliller toplandıktan sonra gerekirse taşınmazlar başında keşif yapılarak davacı tanıkları ve yaşıyorsa tespit bilirkişileri ve o yeri iyi bile mahalli bilirkişileri keşifte dinledikten sonra tutanak içeriği, nüfus kayıtları ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek, oluşacak sonucu göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 14.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.