MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.12.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydının iptali ile eski malik adına tescili istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; bozma ilamına uyularak davanın reddine dair verilen 13.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili duruşmasız olarak incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.12.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.... ile karşı taraftan davalı ..... İnşaat Ltd.Şti. vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dilendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Borçlar Kanununun 18. maddesi uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davanın reddine dair karar Dairemizce, özetle “... tarafından 24.06.2006 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanılarak ... aleyhine açılan İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/287 Esas sayılı davanın neticesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/287 Esas sayılı davasının reddedilerek kesinleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ile davalı .... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Davacı vekilinin itirazları yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Yerel mahkemece, Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmiş olduğundan davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2-Yargılamalar sırasında belirlenen dava değerine göre nispi dava harcı davacı vekili tarafından ikmal olunmuş ve 22.08.2007 tarihinde 14.595.00 TL.yatırılmıştır. Dava reddedildiğinden maktu ilam harcı mahsup edilerek fazla yatırılan harcın iadesine karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi doğru değil ise de; bu yön yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/VII maddesi hüküm uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
3- Davalı ..... İnşaat San. ve Tic. Ldt. Şti. vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi hükmü uyarınca davalı yararına dava konusu taşınmazın yargılamalar sırasında belirlenen ve harcı ikmal olunan değeri üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre nispi vekalet ücreti takdir olunması gerekir ise de; bozmadan önce davalı yararına dava dilekçesinde yazılı değer üzerinden vekalet ücreti takdir olunmuş ve davalı da bu kararı temyiz etmediğinden davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). Bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının (3). Bentte yazılan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine. (2). Bentte yazılı nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinde “mahsup edilerek” yazısından sonra virgüle kadar olan kısmın çıkartılarak yerine “ kalan kısım ile yargılamalar sırasında yatırılan 14.595.00 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine” yazısının eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu hali ile ONANMASINA, 825.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, aynı miktar vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 07.12.2010 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy